Anasayfa Sohbet Toplist Oyun Salonu Kimler Online

İslam Bölümü » Kuranda Dua Nasıl Anlatılıyor - Bu Yazı 28 Defa Okundu.



En son ne zaman dua ettiğinizi düşündünüz mü?… Bu soruya farklı cevaplar verilebilir ama ortak nokta herkesin bir şekilde dua ettiği olacaktır. İnsanlar elbette her yerde her ortamda istedikleri herşey için Rabbimiz olan Allah’a dua edebilirler. Allah iman edenlerin her ortamda dua edebileceklerine Kendini zikredebileceklerine aşağıdaki ayetlerle dikkat çekmiştir:
Onlar ayakta iken otururken yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki “Rabbimiz Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin bizi ateşin azabından koru.” “Rabbimiz şüphesiz Sen kimi ateşe sokarsan artık onu ‘hor ve aşağılık’ kılmışsındır; zulmedenlerin yardımcıları yoktur.” “Rabbimiz biz: “Rabbinize iman edin” diye imana çağrıda bulunan bir çağırıcıyı işittik hemen iman ettik. Rabbimiz bizim günahlarımızı bağışla kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür.” “Rabbimiz elçilerine va’dettiklerini bize ver kıyamet gününde de bizi ‘hor ve aşağılık’ kılma. Şüphesiz Sen va’dine muhalefet etmeyensin.” Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben erkek olsun kadın olsun sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam…” (Al-i İmran Suresi 191-195)
Bunların yanısıra bir de duanın en güzel en makbul şekli vardır ki Kuran’da bunlar ayrıntılarıyla anlatılmıştır.

YÜKSEK OLMAYAN BİR SESLE YANLIZ BAŞINA İÇİN İÇİN DUA

Çok çaresiz ve sıkıntı içerisinde kaldığınız Allah’a dua etme ihtiyacı hissettiğiniz bir anda dua etmek için nasıl bir ortamı tercih ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Hiç şüphesiz gece yastığa başınızı koyduğunuzda ya da çok sessiz ve gürültüsüz Allah’la başbaşa olabileceğinizi hissettiğiniz bir ortamda dua etmeyi tercih etmişsinizdir.
İbadetler sırasında manevi yoğunluk en fazla yalnız başına kimsenin bilmediği zamanlarda tam bir konsantrasyonun sağlanabildiği sırada yaşanır. İhtiyaçları hataları veya eksikleri konusunda Allah’a dua etme gereksinimi duyan insan yalnız başına ve için için dua etmeyi tercih eder. Buna güzel bir örnek Hz. Zekeriya’nın duasıdır. Kuran’da onun Allah’tan soyunu devam ettirecek bir varis isterken gizlice dua ettiğine işaret edilir:
Hani o Rabbine gizlice seslendiği zaman demişti ki: “Rabbim şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.” (Meryem Suresi 3-4)
Duanın tanımı için “gücü sınırlı ve sonlu bir varlığın gücü sınırsız bir kudret karşısında acizliğini ortaya koyarak istekte bulunmasıdır” demiştik. Bu yüzden dua gerçekten Allah’a karşı acizlik ve fakirlik bilinerek yapılmalıdır. Fakat elbette ki bu birtakım yapmacık hareketlerle kalıpçı ve taklitçi düşünce yapısıyla sağlanamaz. Zaten gerçek anlamda samimi olan acizliğini hisseden insan doğal olarak bunu yaşayacaktır. Kuran’da müminlere şu şekilde dua etmeleri tavsiye edilir:
Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin. Şüphesiz O haddi aşanları sevmez. (A’raf Suresi 55)
Rabbini sabah akşam yüksek olmayan bir sesle kendi kendine ürpertiyle yalvara yalvara ve için için zikret. Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin Katında olanlar O’na ibadet etmekten büyüklenmezler…” (A’raf Suresi 205-206)
Kuran’da duanın yalnızken yalvararak ve için için yapılabileceğine dikkat çekilir. Dolayısıyla duanın nerede yapıldığı dua sırasında düzenlenen “tören”in büyüklüğü katılımın fazla olması ve dua eden şahsın sesinin çok fazla çıkması ölçü değildir.
Öncelikle bilinmelidir ki duadaki yüksek ses tonları duanın Allah’a ulaşmasını ya da Allah’ın duaya icabetini kolaylaştırmaz. Dua ettiğimiz Rabbimiz içimizden geçirdiğimiz düşünceleri bilen herşeyden haberdar olan ve bize şah damarımızdan daha yakın olandır. (Kaf Suresi 16) Bize bu kadar yakın olan Allah’a dua ederken sesimizi gereksiz yere yükseltmemizin bir anlamı yoktur. Kişi içinden dua edebileceği gibi ancak kendisinin duyabileceği bir tonla da dua edebilir.
Kuran’da gerek ibadet sırasında gerekse yaşamın her anında ses tonunun uygun tutulması gerektiği insanlara aşağıdaki ayetlerde şöyle bildirilir:
Yürüyüşünde orta bir yol tut sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir. (Lokman Suresi 19)
De ki: “Allah diye çağırın ‘Rahman’ diye çağırın ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini çok yükseltme çok da kısma bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse. (İsra Suresi 110)
Görüldüğü gibi Kuran’da tarif edilen ibadet modeli gösterişten uzaktır. Başkaları görsün veya duysun diye yapılmaz sadece Allah’a karşı olan vazifenin hakkıyla yerine getirilmesi amacını taşır. Kuran’da bunun üzerinde önemle durulur. Dua ile ilgili ayetlerde defalarca “dini Allah’a halis kılarak dua etmek”ten söz edilir. Bunun anlamı dinin yani ibadetin sadece ve sadece Allah için yapılması O’ndan başkalarının rızasının kesinlikle aranmamasıdır:
O Hayy (diri) olandır. O’ndan başka ilah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi’ne halis kılanlar olarak O’na dua edin. Alemlerin Rabbine hamdolsun. (Mü’min Suresi 65)

Öyleyse dini yalnızca O’na halis kılanlar olarak Allah’a dua (kulluk) edin; kafirler hoşgörmese de. (Mü’min Suresi 14)

De ki: “Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O’na) doğrultun ve dini yalnız Kendisi’ne has kılarak O’na dua edin. “Başlangıçta sizi yarattığı” gibi döneceksiniz.” (A’raf Suresi 29)
Din sadece Allah’ındır. İbadetlerin hepsi sadece O’nun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla yapılır. Bunun yegane yolu da O’nun istediği ve tarif ettiği gibi yapmaktır.
Duasını ya da başka herhangi bir ibadetini Allah’a halis kılmadan yapanlar yani etraflarındaki insanlara “takva” görünmek endişesinde olanlar büyük bir dalalet içindedirler. Allah Kuran’da onlardan şöyle söz eder:
İşte (şu) namaz kılanların vay haline Ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar Onlar gösterişyapmaktadırlar. (Maun Suresi 4-6)

ALLAH’IN VARLIĞINI HİSSEDEREK DUA

Duanın en önemli unsurlarından biri Allah’a olan kesin imandır. İnsan çaresiz kaldığı durumlarda Allah’ın varlığını ve kendisine sadece O’nun yardım edeceğini hiç şüphesiz bilir. Ancak insanın rahat zamanlarında da Allah’ın varlığını ve gücünün büyüklüğünü hissederek dua etmesi gerekmektedir. Aslında insan sadece dua sırasında değil günlük yaşantısının her anında bu bilinçte olmalıdır.
Her an Allah’ın varlığını ve yakınlığını hissederek dua etmelidir. Çünkü ancak Allah’ın varlığının farkında olan insan duanın anlamını ve önemini kavrar. Duanın özelliği Allah ile kulu arasında özel ve sıcak bir bağlantı kurmasıdır. İnsan tüm sıkıntılarını ve isteklerini Allah’a açar O’na yakarır ve Allah kulunun isteğine icabet eder duasını karşılıksız bırakmaz.
Daha önce de belirttiğimiz gibi Kuran’da dua hiçbir şekli kalıba sokulmaz. “Allah’ı ayaktayken otururken ve yan yatarken zikredin” (Nisa Suresi 103) ayeti insanın her durumda ve her şartta Allah’ı anıp O’na dua edebileceğini gösterir. Önemli olan şekil değil dua eden kişinin samimiyet ve teslimiyetidir.
Bunun aksi bir anlayışise duayı gerçek anlamından çıkarır ve bir tür büyü ya da tılsım gibi görülmesine yol açar. Birtakım cahil insanların kendi kendilerine ürettikleri ağaçlara bez bağlama suya üfleme gibi batıl inançlar bunun bir göstergesidir. Dikkat edilirse bu tür uygulamaların temel özelliği bunları uygulayan kişilerin Kuran’ın mantığından uzak oluşlarıdır. Doğrudan Allah’a yönelip isteklerini O’ndan istemektense birtakım batıl tören ya da semboller icad etmekte duayı da bunlar aracılığıyla yapmaktadırlar. Kime dua ettiklerinin kime yakardıklarının ise pek farkında değildirler. Dua için kullandıkları cisimlerde bir tür “keramet” olduğu zannındadırlar ama sorulsa bunun ne demek olduğunu tarif edemezler. Türbe ziyaretlerini amacından saptırarak bu türbelerde yatan insanlara dua edenler onlardan medet umanlar da aynı batıl ve sapık inanca sahiptirler.
Mümin ise “Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kendini çekerek yalnızca O’na yönel” (Müzemmil Suresi 8) emrine uyar tüm bu batıl inanışlardan uzak olarak sadece ve sadece Allah’a döner O’nun huzurunda boyun eğer ve Rabbimize yalvarır

Tweetle

Tarih: 01 Mart 2010
Yazar: UguR
Kategori: İslam Bölümü

Sizde Yorum Yapın

Son eklenen Konular
  • Robert Moog Kimdir?
  • SBS puanıma göre hangi liseleri tercih edebilirim?
  • Huma Kuşu Yükseklerden Seslenir Türküsünün Hikayesi | Mükerrem Kemertaş
  • Ben sadece seninle yaşlanmak istedim..
  • Üç Aylar Takvimi
  • Özlüyorum
  • Nazım Hikmet Ran Aşk Şiirleri
  • Benzer Yazılar
    Üç Aylar Takvimi 2012 Üç Aylar Ne Zaman Başlıyor ? Recep Ayı İbadetleri Recep Ayının Faziletleri Nelerdir Üç Aylar Kenzül Arş Duası Azrail’in Güzelliği
    En Çok Okunan Konular
  • Sınıf Tezahüratları - 28.719
  • Gitar Notaları - 7.555
  • Hülya Avşar Frikikleri +18 - 7.436
  • Beren Saat Çıplak Resimleri +18 - 5.419
  • Gideon Sundback Kimdir - 3.383
  • Basit Çiçek Çizimleri - 3.356
  • Katil Bebek Chucky Resimleri - 3.023
  • Hadise Makyajsız Resimleri - 2.637
  • Hande Yener İç Çamaşırsız Frikikleri - 2.240
  • Victoria Secret Mankenleri - 2.178
  • Çok Yorum Alan Konular
  • Sınıf Tezahüratları » 1087 yorum aldı.
  • Piskopat Sözler » 26 yorum aldı.
  • Alacakaranlık 3 Tutulma Filmi İndir Divx » 19 yorum aldı.
  • Katil Bebek Chucky Resimleri » 18 yorum aldı.
  • Hacivat Karagöz Konuşmaları » 14 yorum aldı.
  • Copyright 2012 ChatDiyari | Chat Sohbet Odaları Tüm Hakları Saklıdır.
    Chat - Sohbet - Chat Sohbet Odaları - Piskopat Sözler - Sınıf Tezahüratları