Kaç Elif Miktarınca Haykırayım Sevdiğim
23 Mart 2010 Yazan PReNS
Kategori Şiirler Bölümü
Zülfesinden dökülen iksiri içtiğim an,
Anladım sevdasını kıyamdaki Elif’in.
Kaç bin melek Elif’çe kıyamdadır göklerde
Kaç bin Elif koruyor, gökleri devrilmekten
Bir Elif etrafında dönüyor cümle âlem
Ve Elif’ler yazıyor, yaralı nice kalem
Dağların hayalinde Elif’çe durmak vardır
Kuşların aradığı Elif’in zülfesidir
Serviler Eli f’çe bir teslimiyet içinde
Eğilir rûzigârın mest eden huzurunda
Balıklar deryalarda kayıp Elif’ler arar
Dalgaların arzusu Elif’çe yükselmektir
Mücerred Elif idi Mecnûn’un aradığı
Elif’i sinesine batırıp yandı Leylâ
Fuzûlî’nin gözünden akan yaş Elif oldu
Elif Elif yükseldi gönüllerden vâveylâ
Saf saf oldu şiirler huzurunda Elif ‘in
Bâkî’nin musallâda son gördüğü Elif’di
Sen ki Elif yazansın, boyunca güzel olan,
Zülfesi zülfün gibi, sevdalar tutuşturan…
Bir kere “âh” yazanda, yıldızları yandıran,
Cennette her hûrinin gıbta ile andığı
Ve Elif ‘i yaratan Rabbimin nimetisin
Seni kanlı sineme Elif diye çekeyim…
Kaç Elif mikdârınca haykırayım sevdiğim
Gönlümde ummanlarca büyüyen bu sevdamı…
Bir “He” gibi kıvrılıp, seyretsem endamını…
Beraber bir “âh” olup yükselsek ötelere,
Bilmem ki, bu sevdayı anlatmış olur muyuz,
Kıyamette huzura çıktığımız vakitte…
Ekrem Kaftan
Bir Avuç Toprak
11 Mart 2010 Yazan PReNS
Kategori Şiirler Bölümü
Basin yukarida olmasin,
Gözlerin yükseklerde,
Ellerin uzanmasin harama senin,
Nefsini yenersen,iste budur Cennetin.
Arar cogu kimse baska yerlerde,
Oysa Yüce Rabbim hep bizlerle, hep bizde.
Saklayabilirsin yaptigini cevrenden,ana-babandan,
Bilki; saklayamazsin, Yüce Yaratan’dan.
Öyleyse niye kardesim,
Harami helal sayarsin,
Niye ölümü unuturda,
Dünyayi baki kilarsin.
Düsünürmüsün ki, o hesap gününü,
Ne arkadasin, ne kardesin,
Ne de bir parcan olan ana-baban…..
Sen seninle ve amalinle kalacaksin.
Elin harama uzandiysa,
Gözlerin baktiysa,
Anlin bir kerecik bile Secdeye kapanmadiysa….
Ne cevap vereceksin Yarada’na….
Gel kardesim sende gel!….
Yetim hakki,Kul hakki üzerin de olmadan,
Basini göklerden indirde, yere bak..Topragi düsün,
Sende herseyinle cünkü, bir avuc TOPRAKSIN!
Anadolu
06 Mart 2010 Yazan UguR
Kategori Şiirler Bölümü
Beşikler vermişim Nuh’a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun ?
Utanırım,
Utanırım fıkaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak…
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?
Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım…
Görüyor musun ?
Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu’yu,
Karayılanı,
Meçhul Askeri…
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda…
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa’da kurşun atanı
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne – üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ?
ahmet arif’
Ağlar gözlerim
27 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Şiirler Bölümü
Ağlama gözlerim kimse görmesin
Onu unutamadığımı kimse bilmesin
Arkamızdan acınıp garip demesin
Nasıl olsa her gece ağlar gözlerim
Benim çektiklerim senin yüzünden
Gönlümede küstüm senin sevginden
Ağlama ne olur onun derdinden
Bir insafsız uğruna ağlar gözlerim
Rahat bırakmıyor ki hiçbir hatıran
Lanet ettim sevdanı hatırladığım an
Gözlerimden yaş değil kan damlıyor kan.
Hasretinden her gece kahroluyorum
Seni sevdiğimden utanıyorum
İçimden sevdani silemiyorum
Bir zalim uğruna ağlar gözlerim
ßir Kendim ßir ßen
27 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Şiirler Bölümü
Günlerden Perşembe…
Buz tutarken elime kar düşüyor önce…
Titriyorum.
Gözlerin değiyor yüreğimin haresine ; korkuyorum.
Aylardan temmuz…
Kar yağıyor düşlerime.. çıra kar etmiyor üşüyen sözlerime…
Mevsimlerden -huzura hasret kalmış- bir sonbahar..
Gözlerimden incilerimi bir bir döküyor güz..
Sözlerden ‘Hoşçakal.’
Hiç gelmeden gitmeyi öğreten üç hece…
Nasıl hoş kalınır aklım almıyor.
Tezatlıklar hiç pes etmeden nişan alıyor fikrimi…
…
şarkılardan sana yakılmış bir ağıt…
her yanık sesli sevdalı burukluğun şerefine söylüyor bu defa…
Şehirlerden İstanbul..
Nasır tutmuş yüreğiyle sarıyor etrafımı..
Bildiğim adreslerde kayboluyorum.
…
Senden geriye yenik bir ceset kalıyor benden sonrasına…
Kendi ölümü kendim taşıyorum..
Sol yanıma ağır geliyor yüküm…kaldıramıyorum…
ben eğer sana kurulmuş bir saatsem
Başına buyruk zamanlara emanet ediyorum kendimi ..
artık senin için bir saniye daha geçmiyorum(!)
ve bir kere de sen benden duy ;
‘Gidiyorum. ‘
bir ben..
gidiyorum…
Susacagın Tutuyor
27 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Şiirler Bölümü
Susacağın tutuyor Neden buradayım!
Neden yorgunum bu kadar hiç çözemiyorum..
Bağırmaya kalksam nefesim yetmiyor…
Ağlamaya kalksam damlalar bir bir yüreğime dökülüyor
Ve yakıyor yaraya tuzlu su serper gibi..
Hep ”Hayatı sorgulamadan yaşamak gerek” derdim.
Sorgulamasan da
Bir gün sorgulamak zorunda kalabiliyormuşsun!
Adına sevgi dediğimiz şey
Nedenleri keşkeleri
Acıları hayatımıza katıveriyormuş..
Ve sonra düğüm düğüm bırakıyormuş insanı
Çözülmesi en zor düğümlerden.
Sen çözene kadar daha bir yoruluyorsun..
Ve en sonunda gözünde morluklarla
Acıyan yanını da alıp kapatıyorsun tüm kapıları üzerine..
Ve herşeye herkese karanlığa bile
susacağın tutuyor..
Gel Desemde Gelme Artık
27 Şubat 2010 Yazan PReNS
Kategori Şiirler Bölümü
Sana yaldızlı bir yazıyla veda edip ayrılık alış verişi yapmadan gölgemi teninden yavaşça çekip seni derin uykuların kraliçesiyken uyandırmadan ses tellerimi koparıp gidiyorum.
Zor olanı imkânsız zannettiğimi bu kez ben yapıyorum.
Bana ilk sigarayı içmememe neden olduğun yerde anılarımı sana bırakıp gözyaşlarıma aldırmadan gidiyorum.
Nerdesin ne yapıyorsun iyimisin değimlisin sorularını hafızamdaki Türkçemden siliyorum.
Sende benim gibi sil adımı.
Beni artık düşünme.
Çünkü ben düşünmek istemiyorum.
Aldırışlarıma aldırmadan yakarışlarıma yakınmadan yaşıyor olman bu bedeni her seferinde perçinleyip mevsimsiz göçlere zorladı.
Ruhunun benden uzaklaşmasınabana sarılacak bir beden bile bırakmamana tanık olmadan gitmem lazım.
Ne İçimdeki sevginin ağır çekimde tekrarı nede başka bir yerde açılmış bir şubesi yoktu .
Beni doyumsuzca tüketmenin bedelini bitmişliğimle ödemeden ölmeden senden kurtulmayı ümid ederek gidiyorum.
Hayatında bir kez olsun bana bir iylik yap ve seni unutmam için bana yardım et. Bundan sonra gizli numaradan açılan hiçbir telefona
attığım pişmanlık dolu mesajlara
kapına isimsiz bırakılan hiçbir mektuba cevap verme.
Şarkımızı resimlerimizi adımı sildiğin gibi sil defterinden.
Gel desemde artık gelme…
Biliyorum bu gidişin dönüşü olucak.
Yokluğun beni bir duman gibi savurup yollarına dökecek.
Seni bir kez olsun görmek için çıldırırcasına kendimi parçalara ayırıp önüne atıcam.
Bu yüzden geceleri Odanın perdesini iyice kapat ve dışarı bakma.
Sabahları aynı otobüs durağından okuluna gitme.
Saçlarının sarılığını siyahlarla kapatıp sana aldığım montuda artık giyme.
Seni unutmam için bana dua et ve ne olur karşıma çıkma..



