Facebook Hacklendi!!! İnci Sözlük Kullanıcıları Facebook’u Hackledi

01 Temmuz 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

Facebook anasayfası bugün şok bir manzarayla açıldı. Sayfanın en alt bölümüne bakanlar oldukça çirkin küfürlerle karşılaştı.

İnci Sözlük tarafından düzenlendiği iddia edilen bu eylemin İnci Sözlük’çüler tarafından ortaya çıkarılan bir çeviri sayfası açığı olduğu belirtildi . İddialara göre bu eylemin gerçekleşmesini sağlayan Facebook’un pek çok farklı dilde hizmet vermesi. Cnet’in haberine göre Facebook bu dil hizmetlerini de bir çeviri sayfasıyla sürekli geliştirmeyi ve güncel tutmayı hedefliyor.

Kullanıcılar çeviri önerilerini sisteme yükleyebiliyor. Yüklenmiş öneriler diğer kullanıcılar tarafından oylanıyor ve böylece en doğru çeviri sayfaya yansıtılmış oluyor. Bu sistemde bir hata yapan programcılar belli bir oy sayısını aşan çeviri önerilierini doğru kabul edip herhangi bir onay mekanizmasına sokmadan yayına alınmasını sağlamışlar. Bu açığı fark eden İnci Sözlük yazarları organize bir şekilde çalışarak pek çok Türkçe çeviriyi küfürlü içerikle değiştirmeyi başarmış durumda.
Facebook’un her yerine yayılmış olan küfürlü ve değiştirilmiş linklerin bir kısmı halen yayında duruyor. Büyük tepki toplayan bu eylem Facebook’taki önemli bir açığı ortaya çıkarmış oldu.

habertürk

Demet akalın’ın yeni imajı

27 Mayıs 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

ÜNLÜ POPÇU YENİ ALBÜMÜ ÖNCESİ İMAJINI DEĞİŞTİRDİ
Şu sıralar yaz sezonu için hazırladığı yeni albümüyle meşgul olan Demet Akalın, yeni albüm öncesi imajını değiştirdi. Eşi Önder Bekensir’le birlikte Bebek’te eğlenen Akalın, siyaha boyattığı saçlarıyla görüntülenmemek için büyük çaba harcadı.

Gece yarısına doğru otomobilini kapıya yanaştıran Akalın, mekandan ayrılırken yüzünü saklamaya çalıştı. Şarkıcı evine gider gitmez twitter sayfasına “Saçlarımı göstermemek için saklandım, ağladı sanmışlar” yorumunu düştü.

Zonguldak’tan Acı Haber Geldi

20 Mayıs 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

Maden kazasında umutları tüketen haber geldi. Göçük altındaki işçiler hayatta değil. 28 işçinin cesedine ulaşıldı.

Türkiye ‘nin günlerdir soluğunu tutarak Zonguldak’taki grizu faciasından iyi bir haber bekliyordu ancak bu sabah kara haber geldi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile Enerji Bakanı Taner Yıldız, kameraların karşısına geçerek acı haberi verdi.

Pazartesi günü öğle saatlerinden bu yana yerin 540 metre altında bulunan 30 maden işçisinden 28′inin cesedine ulaşıldı.

Madende 19 ceset havuzlar bölgesinde, 9 ceset de patlamanın meydana geldiği yerin arkasında bulundu.

Kaynak

Zonguldak’ta göçük aşanan maden Ocağında yapılan çalışmalarda 28. işçinin cesedine ulaşıldığı bildirildi. Madende mahsur kalmış oan 2 işçiye ulaşmak için çalışmaların sürdürüldüğü ifade ediliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında göçük altında kalan işçilerden 28′inin cesedine ulaşıldığını bildirdi.

Mahsur kalan işçilerden henüz haber alınmayan işçileri bulmak çalışmalar aralıksız sürdürülüyor.

Kaynak

Ebru Gündeş ve eşi Reza Zerrab ilk kez görüntülendi

05 Mayıs 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

Yaklaşık 1.5 yıldır Azeri işadamı Reza Zerrab ile birliktelik yaşayan ve 10 Şubat 2010 tarihinde de aile arasında kıyılan bir nikahla evlenen Ebru Gündeş dün akşam eşiyle Ulus Sunset Restoran’da aynı karede yer aldı.

Çok uzun süre birlikte tek kare fotoğraf ve görüntüsü çekilemeyen çift, Sunset’e Zerrab’ın kullandığı geçici plakalı BMW marka arabayla geldiler.

Magazin muhabirlerinin sorularını hiç cevap vermeyen çift hızlı adımlarla restorana yönelerek aceleyle içeri girdiler.

Zerrab, çevrelerini saran gazetecilerden eşi Gündeş’i korumaya çalışırken, bir ara küçük fotoğraftaki gibi başbaşa mutluluk pozu ortaya çıktı.

Sırrı Sakık Meydan Okudu

14 Nisan 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

İNTERNETHABER- siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Ahmet Türk’e yönelik yumruklu saldırıyı bire bir yaşayan BDP’li Sırrı Sakık, “Hükümet eğer bu saldırıyı açığa çıkarmazsa, altında kalır” dedi.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Samsun’da önceki gün yaşanan yumruklu saldırıyla ilgili olarak İnternet Haber’in sorularını yanıtladı. Sakık, “Bilinen siyasi aktörler, bir Türk-Kürt kavgasını çıkarmaya çalışıyorlar. Ama biz bu oyuna gelmeyeceğiz” diye konuştu.

SÖYLEYEN BENDİM NEDEN TÜRK’E SALDIRDI?
Sakık, yumruklu saldırıda bulunan kişinin ilk ifadesinde, “Sakık’ın, ‘Susturun şu terbiyesizleri’ sözünden etkilenip eyleme kalktım” dediğini anımsatmamız üzerine, “O sözü söyleyen bendim. Neden bana saldırmadı da Sayın Türk’e saldırdı?” sorusunu yöneltti.

KÜRTLER 1915′LERDEKİ ERMENİLER DEĞİL
Başka illere kaldırılan davaların sonradan aklandığı savında da bulunan Muş BDP Milletvekili ve Meclis İdare Amiri Sırrı Sakık, “Kürtler artık gemileri yaktı, geriye dönüşü olmayan yolda” sözlerini, “Kürtler, 1915’lerdeki Ermeniler değil. Kürtler, bu ülkede gayrimüslimlere uygulanan politikaları içlerine sindiremezler. Kürtler 1990’ların Kürtleri de değil” biçiminde sürdürdü.
Samsun olayının Samsun’a ve Karadeniz’e mal edilemeyeceğini vurgulayan Sırrı Sakık’ın, İnternet Haber’in sorularına yanıtlar şöyle:
İNTERNETHABER – Saldırgan, Sizin, “Susturun şu terbiyesizleri” sözünüz üzerine eyleme geçtiğini söylüyor…

SAKIK – Girişte, çıkışta sözlü saldırıya maruz kaldık. Yani bir sürü hakaret ediyorlardı. Ben tabi o anda ne kullandığımı bilmiyorum çünkü bu olup bitenlere polisler seyirciydi. Hem girişte hem çıkışta aynı şeyleri yaşadığımız için, eğer birileri hakaret ve küfür ediyorsa, benim de bundan daha doğal söyleyebilecek bir sözcük bulamam o anda. Zaten oturmuşlar bekliyorlar. O saldırganları masumlaştıracak sözcükler bulmaya çalışıyorlar. Biz bu saldırıların altında kim varsa, kim yapıyorsa, kim tetikliyorsa ona bakmak lazım. Siz eğer birilerine hakaret ederseniz, birileri de döner der ki, “Susturun şu terbiyesizleri.” Eğer güvenlik güçleri, sizi koruyup kollamak üzere oradaysa, eğer gerçekten görevi oysa ama seyirci kalıyorsa, onlar da saldırıyorsa, söylenecek söz ne olabilir, onu bilmiyorum artık.

İNTERNETHABER – Size göre hazırlıklı eylemdi?..
SAKIK – Tabi ki. Şunu söyleyeyim: Ben bu sözü söylüyorum, “Susturun bu terbiyesizi” diyorum… Peki, niye bana saldırı olmuyor da Türk’e oluyor? Ben de oradayım, Türk’ün yanı başındayım…

İNTERNETHABER – Neden Türk?..
SAKIK – Sorun onlara. Ben “Susturun o terbiyesizi” diyorum. Bana saldırması gerekirken, Türk’e niye saldırıyor?..
İNTERNETHABER – Sizce?..

BU ÇATIŞMADAN RANT OLMAZ
SAKIK – Türkiye’nin toplumsal dokusuyla oynamak istiyorlar. Türkiye’de bir çatışma ortamı yaratmaya çalışıyorlar. Uzun süredir, siyasi aktörler bu ülkede o kadar çok ırkçı, milliyetçi söylemler içerisinde bulundular ki, o kadar çok toplumu gerdiler ki, o kadar çok toplumun dokularıyla oynadılar ki, bir Türk-Kürt kavgası yaratmaya çalışıyorlar. Oysa ki o zavallılar şunu bilmiyor: Bu çatışmada hiçbir rant olmaz, Türkiye diye bir şey olmaz… Uzun süredir bu sokakları tetikleyenler, ırkçı, milliyetçi söylemlerde bulunanlar Allah rızası için ne kazandırdınız bu ülkeye? Sokakları böyle didikleyerek ne yapmak istiyorsunuz?… Bunları biz Hrant Dink’ten tanıyoruz, daha önceki bir sürü olaydan tanıyoruz. Bakın Samsun’da görülen davada biz mağdurlar olarak sesimizi parlamentoda yükselttik. Bizim seçim bölgemizde halkın üzerine ateş açıldı. İki insan yaşamını yitirdi, 8-10 insan da yaralandı. Ve Muş Valisi durumdan vazife çıkararak, buradaki güvenlik zafiyetinin bedelini ödemeden, katilleri koruyup kollayan güvenlik güçleriyle oturup bir senaryo çizdiler, Muş’tan mahkeme işini kaldırdılar Samsun’a. Daha önce Uğur Kaymaz olayında da olmuştu. Uğur Kaymaz da 13 kurşunla katledilmişti Mardin Kızıltepe’de. Sonra o davayı da Eskişehir’e aldılar. Dava mağdurları Eskişehir’e gittiler, saldırıya maruz kaldılar. Ve yine o tarihte Garci olaylarında davayı İstanbul’dan aldılar Trabzon’a verdiler. Mağdurların yakınları ve insan hakları savunucuları Trabzon’a giderken halk onlara su ve ekmek bile satmıyordu. Şimdi aynı şeyi Samsun’da da yaptılar. Biz mağdurlar duruşmayı izlemek üzere gittik, bize saldırıda bulundular. Ve asıl şimdi dönüp, İçişleri Bakanı’na bu olayı aktardığımızda, “Siz bu valiyle (Muş) ilgili neden bir işlem yapmadınız? Neden Muş’ta o iki insan ölürken, onlarca insan kurşunlanırken, bunların neden, nasıl saldırıya kaldıklarını araştırmadınız?” bu sorular sorulmuş olsaydı, bu dava Samsun’a gitmemiş olsaydı Sayın Ahmet Türk’e yönelik saldırı yaşanmayacaktı. Ama siz davaları oralara gönderiyorsunuz, sonra mağdurlar o tarafa gidince, o katiller, faşist odaklar tarafından saldırıya maruz kalıyorlar ve sonradan da davalar aklanıp gidiyor…

ONLARI HRANT DİNK OLAYINDAN TANIRIZ
Ülkemizin geleneğinde bu var. Biz, Samsun’daki o saldırgan faşistleri tanırız, biliriz. Onların şapkalarını biliriz, berelerini biliriz. Onları Hrant Dink olayından tanırız. Onları 12 Eylül öncesinden, sonrasından tanırız. Onları kimlerin tetiklerini de biliriz. Onun için bizim bireylerle işimiz yok. Bunların arkasındaki örgütlü güç ne ise onu biran önce açığa çıkarmak gerekir. Hükümet eğer bunu açığa çıkarmazsa, altında kendisi kalır. Bu öyle bir iki tane polis şefini ve polisi görevden uzaklaştırmakla geçiştirilecek bir olay değil. Bu, planlı, projeli ve Türkiye’yi kan gölüne boğacak bir eylemdir. Onun için yetkililer biran önce harekete geçmeliler. Biz Samsun’a gitmeden önce İçişleri Bakanlığı’nı ve müsteşarlığını arayarak bu konuda kendilerine, “Lütfen önlem alın” diyorsak ve orada hiçbir önlem alınmıyorsa… Saldırganı biz etkisiz hale getiriyoruz Sayın Türk’e saldırıdan sonra… Demek ki orada güvenlik güçleri incindi, bu defa saldırdılar. Orada aracımızın camını kırdılar…
İNTERNETHABER – Türk-Kürt kavgasını çıkarmak isteyen aktörlerin kimler olduğunu söyleyebilir misiniz?

KÜRTLER GEMİLERİ YAKTI
SAKIK – Arşivlere bakın. Bu söylemlerde bulunan siyasi aktörler kimse, görürsünüz. Kim kimi nasıl tetiklemiştir, hepsi bilinir. Ben kimseyle polemiğe girmek istemiyorum. Ama şunu da herkes iyi bilmelidir: Kürtler 1915’lerdeki Ermeniler değil. Kürtler artık geçmişteki gayrimüslimlere uygulanan politikaları kendi içlerine sindiremezler. Kürtler 1990’ların Kürtleri de değil. Bu ülkede birlik yaşamak zorundayız. Mecburuz, mahkûmuz. Anayurdumuz da bu ülkedir. Ama bu ülkenin kan ve şiddetten beslenen siyasi odakları kimlerse, ne yazık ki Kürtlere halen 1915’lerde, 1943’lerde, 50’lerde gayrimüslimlere uygulanan politikaları uygulayarak, “Onları susturabilir miyiz, demokratik haklarını gasp edebilir miyiz?” anlayışı içindeler. Böyle davranırlarsa, haksızlık ederler. Artık gemileri yaktı Kürtler, geriye dönüşü olmayan yolda…

TÜRKİYE GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMELİDİR
Biz hepimiz huzur istiyoruz, demokrasi istiyoruz. Onun için, Türk kardeşlerimizin de bizden korkmalarına gerek yok. Ama faşist odaklar bizden korkacak. Çünkü faşist odaklar, bu halkın kanını eme eme bugüne kadar geldiler. Artık emecekleri kan kalmayacağı için, varlık nedenleri ortadan kalkacağı için saldırdılar, Türkiye’nin toplumsal dokularıyla çok rahat bir şekilde oynamak istiyorlar ve oynamaya çalışıyorlar. Ama biz halkımızı, tabanımızı ve Türkiye’deki demokrasi güçlerini duyarlı olmaya davet ediyoruz, “Aman ha bu tür saldırganların oyununa gelmeyin, sizi çekmek istedikleri alan budur, size yaptırtmak istedikleri budur” diye sesleniyoruz. Geçmişte de bunu yaptırtmak istediler. Biz de hep karşısında olduk. Bakın yakın tarihte, bölgeyi şimdi tam olarak hatırlayamıyorum, 7 tane çocuğumuz mayına basarak yaşamını yitirmişti. Feryatlar yükseldi. Yine tu kaka işte PKK bilmem ne falan nutukları… İki gün önce ortaya çıktı ki, bu mayınlar Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Makine Kimya’ya ait olan mayınlardır. Şimdi eğer toplumun vicdanı varsa, eğer o saldırganlar bu ülkeyi seviyorlarsa, aslında hepimizin oturup bunları masaya yatırıp bunlarla ilgili sistemi yargılayıp bu işte halkın kanına giren kimse, mevki makam neyse onlardan hesap sormamız gerekiyor. Yoksa böyle hamasi nutuklarla, toplumu germelerle, gündem değiştirmekle bir yere varılamaz. Aslında Türkiye’nin gündemi açık ve nettir: Türkiye geçmişiyle yüzleşmelidir… Türkiye’de belli odakların eli kanlı ve kirlidir. Bu kan ve kirin temizlenmesi için hukuk ülkesini birlikte yaratmalıyız.

İNTERNETHABER – Samsun olayı ne sonuçlar doğurur?
SAKIK – Samsun’da olup bitenleri bütün Samsun’a, Karadeniz’e mal etmeye kimsenin hakkı yoktur. Biz Samsun’da bulunduğumuz süre içerisinde, bize konukseverliğin evrensel yasaları harfiyen uygulandı. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Kaldığımız otelde, yemek yediğimiz yerde çok insani ilişkiler gelişti ve biz çok mutlu bir şekilde ayrıldık. Ama bu faşist odaklar Muş’ta da olabilir, Samsun’da da olabilir, Türkiye’nin dört bir tarafında da olabilir. Onun için bizim bu olayı bütün olarak Samsun’a mal etmediğimizi kamuoyu bilmelidir. Duyarlılıklarından dolayı Samsun halkına teşekkür ediyoruz. Ve başta da belirttim, bunların yapmak istedikleri, Türkiye’nin toplumsal dokularıyla oynamaktır. Biz asla bu oyuna gelmeyeceğiz. Biz, hukukun ve huzurun ülkesini yaşatmak isteyen, parlamenter demokrasiye inanan insanlarız. Demokratik zeminde, demokrasi mücadelesini birlikte yükselteceğiz. Tabanımız da, onların oyununa gelmemelidir. Bizim şiarımız demokrasi ve hukuk olmalıdır.

Pasaportta yeni dönem

10 Nisan 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

 

Artık milyonlarca kişinin pasaportları AB standartlarında çipli olacak.

Çipli pasaportlar tek bir merkezden, Ankara’dan dağıtılacak. Amaç çipli pasaportun sahtesinin yapılmasını engellemek. Yığılma ve uzun bekleme süresinin nasıl engelleneceği ise merak konusu…

Türkiye haziran ayı itibariyle pasaportlarda yeni döneme geçiyor. Çipli pasaportlarla ilgili Dışişleri Bakanlığı ve Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü çalışmalarını tamamladı. Hazırlanan kurguya göre pasaportları iller dağıtamayacak. Çipli pasaportları Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde kurulacak bir merkez dağıtacak. Amaç çipli pasaportların sahtesinin yapılmasının önüne geçmek. Ancak yeni düzenleme beraberinde büyük sıkıntı yaratacak. Türkiye genelindeki tüm müracaatların Ankara’ya yapılması nedeniyle çok yığılma olacak ve bir günde alınan pasaportlar için günlerce beklenecek.

SİSTEM NASIL İŞLEYECEK

Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Osman Çapalı imzasıyla bütün illere pasaportlarla ilgili hazırlanan yeni düzenleme kurgusu gönderildi. Buna göre artık çipli pasaportlar için Emniyet Müdürlükleri’ne bağlı Pasaport Büro Amirlikleri, müracaatları ve gerekli evrakları aldıktan sonra Ankara’da oluşturulacak merkeze gönderecek. Pasaportlar burada hazırlandıktan sonra tekrardan gönderilen ile iade edilecek. İl Emniyet Müdürlükleri de pasaportları sahiplerine dağıtacak.

300 POLİS EĞİTİLECEK

Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Çapalı imzalı yeni kurguya göre, Türkiye genelinde pasaport müracaat alma bankolarında görevli 300 kadar personele, 19 Nisan – 1Mayıs tarihleri arasında ‘Pasaport Müracaat Sistemi Kullanıcı Eğitimi’ verilcek.

VATANDAŞ MAALESEF MAĞDUR OLACAK

Tüm pasaportların tek bir yerden verilmesi uzmanlara göre yoğunluk ve bekleme sıkıntısı yaratacak. Emekli Emniyet Müdürü Feramuz Erdin konuyla ilgili AKŞAM’a konuştu: Emniyet’in bugüne kadar en çok övündüğü şey süratle pasaport vermekti. Pasaportlar aynı gün içinde verilebiliyordu. Yeni sistem, pasaportları güvenli hale getirmekle birlikte vatandaşın pasaport alabilmek için uzun bir süre beklemesini mecbur kılıyor. Bu durumda yeni teknoloji vatandaşın hayatına kolaylık getireceği yerde zorlaştırıyor. Bu sisteme geçilmeden önce en azından il merkezlerinde terminaller kurulması ve personelin eğitimden geçirilerek, bu pasaportların il merkezlerinde verilmesinin sağlanması gerekirdi. Şu anki durumda vatandaş mağdur olacaktır. Batı ülkelerinde böyle uygulamalar uzun yıllar alan hazırlıklar gerektirirken bizde akşamdan sabaha alınan kararlarla uygulamaya konulan yenilikler vatandaşı maalesef mağdur etmektedir. Emniyet en fazla övündüğü konuda zor duruma düşmüştür.’

Turhan Selçuk hayatını kaybetti

11 Mart 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

Karikatüristlerin duayenini kaybettik Cumhuriyet gazetesinin değerli çizeri Turhan Selçuk dün gece 01:30 sıralarında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Cumhuriyet gazetesi çizerlerinden Turhan Selçuk, dün gece karındaki aort damarının genişlemesi (abdominal aort anevrizması) teşhisi ile tedavi gördüğü Maslak Acıbadem Hastanesi’nde hayatını kaybetti. ‘Abdülcanbaz’ karakterini yaratan, Cumhuriyet gazetesinde ise ‘Söz Çizginin’ isimli çizgilerini okurlarla buluşturan Selçuk, gazetenin İmtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk’un kardeşiydi.

 

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı NTV canlı yayınında “Turhan Selçuk, önemli bir karikatüristti. Cumhuriyet okurlarına başsağlığı diliyorum” dedi.

 

Cumhuriyet gazetesi karikatüristlerinden Kamil Masaracı yaptığı açıklamada,”Turhan Selçuk, tartışmasız çok önemli isimlerdendi. Önemli çizerliği önümüzdeki yıllarda da etkisini gösterecek. Onun çizgileriyle gençler yetişecek. Çok önemli bir düşünürdü, yurtseverdi. İlkelerinden hiçbir zaman ödün vermedi. Çizgileriyle bize aydınlıkları gösterdi. Siyasetle içiçe bir insandı ve bir karikatürist olarak en iyi örneklerini verdi. Herkesin başı sağolsun. Turhan Selçuk’u çok özleyeceğiz. Milas’ta Turhan Selçuk’un bir karikatür evi hazırlıkları vardı. İsterdik ki, karikatür evinin açılışında orada bulunabilsin ama orada yeni Turhan Selçuk’ların yetişebileceğine inanıyorum” dedi.
Turhan Selçuk kimdir?
1922 Milas doğumlu Turhan Selçuk, Türk mizahının önde gelen isimlerinden olup Türkiye’de mizaha yön veren karikatüristlerden biridir. Türkiye’de Semih Balcıoğlu ve Ferit Öngören ile beraber Karikatürcüler Derneği’nin kurucularındandı. İlk olarak Akbaba’da çalışmaya başlamış, ondan sonra Aydede, Yön, Devrim Örneği gibi dergilerde ve Milliyet, Akşam gibi günlük gazetelerde çalıştı. Özellikle Abdülcanbaz tiplemesi çok ün kazandı. Türkiye ve Avrupa’da bir çok müzede karikatürleri sergilendi. Milliyet gazetesinin ardından Cumhuriyet gazetesinde çizen Selçuk, gazeteci-yazar İlhan Selçuk’un ağabeyiydi.

101 Yaşındaki Kadının Boynuzu Çıktı

11 Mart 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

Çin’de yaşayan Zhang Ruifang adlı yaşlı kadın, akrabalarını ve komşularını hayrete düşürdü.

Tam 101 yaşındaki kadının alnında geçtiğimiz yıl oluşan şişkinlik, zamanla büyüyüp, uzamaya başladı ve şu anda tam altı santim uzunluğunda bir boynuza dönüştü.

Altı santime ulaşan boynuzun çıkışına benzeyen yeni bir şişkinlik de, kadının alnının diğer tarafında belirmiş durumda.Yaşlı kadının bu hali ailesini şaşırtıyor ve üzüyor.

Altı çocuğundan en genci olan 60 yaşondaki Zhang Guozheng, geçtiğimiz yıl kadının alnında beliren şişkinliği pek ciddiye almadıklarını söyleyen Zhang, “Ancak zamanla bir boynuz çıkmaya başladı ve şimdi altı santim uzunluğunda” diye ekledi.

2. BOYNUZUDA ÇIKIYOR
“Şimdi de alnının diğer tarafında benzer bir çıkıntı var. Büyük ihtimalle o da boynuza dönüşecek” Doktorlar güneşe fazla maruz kalmış yaşlıların ciltlerinde kimi şişkinlik ve çıkıntılar olabileceğini söylese de, bu denli uzun bir “boynuz”un daha önce hiç görülmediğini belirtiyorlar.

Bu tür “boynuz”lar ameliyatla alınsa da, ameliyat, bunun tekrarlamasını engellemiyor.

Asuman Krause’ye Ağır Suçlama

10 Mart 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

Asuman Krause’nin evlenme hazırlığı yaparken terkettiği Önder Açıkbaş ünlü manken ile ilgili akıl almaz açıklamalarda bulundu…
Müjde Ar’ın NTV’deki ‘Güzel Haberler’ programındaki partneri Önder Açıkbaş, ayrıldığı sevgilisi Asuman Krause’nin isteğiyle aldığı Çekmeköy’deki villanın borçlarını ödemeye çalıştığını söyledi.

BANA KAZIK ATTI!
Krause’nin kendisini aldattığını öne süren Açıkbaş, “Asuman’ın yaptığını kolay kolay kimse yapmaz. Evlenme arefesindeyken bana kazık attı. Üç kuruşluk iş için açıkça beni sattı.Şimdi ondan bana miras kalan borçları ödemeye çalışıyorum.Yoksa o evi neden alayım.Satmaya kalsam kimse almıyor,yada ölü eşek fiyatı veriyorlar.Ne yapacağımı şaşırdım.Kazandığım her kuruşu oraya yatırıyorum.”dedi.

Asuman Krause sunuculuğunu yaptığı ‘Wipe Out’un yönetmeni Mariano Di Napoli ile yakınlaşmış ve evlenme hazırlığı yaparken Açıkbaş’tan ayrılmıştı. Önder Açıkbaş borçlarını ödemek için şimdi yeniden ailesinin yanına taşındı…

Facebook Çöktü

01 Mart 2010 Yazan PReNS  
Kategori Haberler Bölümü

İnternetin en büyük sosyal paylaşım platformlarından Facebook sabah saatlerinden beri çalışmıyor. Facebook.com adresinden siteye girmeye çalışan kullanıcılar hesaplarına ulaşamıyor. İnternette forumların ve diğer sosyal ağlarından gündeminde birinci sıraya yerleşen Facebook sorunu saatler geçmesine rağmen hala çözülemedi. 3G bağlantı ile cep telefonları ve bilgisayarları ile internete giren kullanıcılar Facebok hesaplarına erişebilirken  kullanıcıların geneli kişisel sayfalarına bağlanamıyor.

Kaynak; HaberTürk