Çocuk Modası ve Çocuk Modası Markaları
23 Ocak 2012 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Çocuk Modası ve Çocuk Moda Markaları
Çocuk Modası ve Çocuk Moda Markaları
Çocuklar, özellikle de kız çocukları 2.5-3 yaşına geldiklerinde, ne giyeceklerine kendileri karar vermek isterler. İngiliz Ulusal Tüketiciler Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre 10-19 yaşları arasındaki kızların%94’ü alışverişe çıkmanın bir tutku olduğunu söylüyor. 10 yaşına gelen çocuklar ünlü markaların cazibesine çoktan kapılmış oluyorlar. Markalar da kendilerine daha küçük yaştan sadık müşteri kitlesi yaratmak için çocuk koleksiyonlarına büyük önem veriyor. Sonbahar için hazırlanan çocuk koleksiyonları sonbahar kadın ve erkek koleksiyonlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Ceket, broş, bolero ve dantelli bluzlar kız; bol pantolon, baklava desenli süveter, kareli veya çizgili gömlekler erkek çocuklar için. Kızların favori rengi hálá pembe, erkekler ise maviye eskisi kadar ilgi göstermiyor.
Hem yetişkin hem de çocuk koleksiyonu üretenLC Waikiki, Benetton, Zara, Diesel, Tommy Hilfiger, Nike, Adidas gibi markaların çocuk tasarımları, kadın ve erkek koleksiyonlarının neredeyse aynısı. Bu mağazalarda kızlara pembe, erkeklere mavi giydiren klasik çocuk modellerine rastlamak pek mümkün değil. Yetişkin giyim tarzlarını koruyarak çocuklara uyarlayan markalarda çocuk giyimiyle ilgili her türlü detaya ulaşmak mümkün. Örneğin Zara Kids, çocuk parfümlerinden iç çamaşırlarına ve aksesuvarlara kadar pek çok ürünüyle Zara’nın küçültülmüş bir kopyası gibi.
Çocuk giyiminde de abiye, spor ve günlük kıyafet gibi ayrımlar var. Kanz, Nike, Adidas, Seven Hill gibi markalar spor ağırlıklı ürünler satarken, Goose ve Kids Story; kabarık etekler, pullu, taşlı, dantelli bluzlar, simli ayakkabılardan oluşan abiye giysiler sunuyor. Limited Too, LC Waikiki, Benetton, Mothercare, Wenice Kids, B&G, Bani, Çogisa gibi markalarda ise çoğunlukla günlük giysiler bulunuyor.
Kızlarda genelde bol aksesuar aksesuar var..
Bu sene kız çocuklarında en çok çiçek desenli modeller tercih ediliyor. Pembe ve mor tonlarının kullanıldığı koleksiyonlarda, mus çorap üstüne farklı kumaş ve desenlerde mini etekler, altına da spor ayakkabı giyiliyor.
Kız çocuk modasında kadın modasının esintilerini görmek mümkün. Kadın ceketleri, bolerolar, dantelli, pul ve boncuk işlemeli, tüy detaylı tişört ve bluzlar bu sonbaharda kızların vazgeçilmezleri arasında. “Dantelli tişörtler” için Zara Kids, Kids Story, Limited Too, “Bolerolar” için Goose, Zara Kids, LC Waikiki, Limited Too,”Ceketler” için de Benetton, Goose ve LC Waikiki’ye bakabilirsiniz.
Accesorize ve Claire’s gibi aksesuvar markalarında çocuklara ayrılan bölümler oldukça büyük. Kızlar aksesuvar konusunda anneleri kadar iddialı. Sonbaharda en çok tercih edilen aksesuvarlar ise çiçekli detaylar, fiyonklar, yaka iğneleri ve tüyler.
Erkeklere mavi yerine kırmızı..
Erkek çocuk giysilerinde gri-kırmızı, turuncu-kahverengi tonlarıyla yapılan kontrastlara ilgi büyük. Pamuklu kumaştan boğazlılar, hırkalar bu sezonun favorileri arasında. Çizgili, üst üste giyilen sweatshirtler, bol kesimli jeanler ve yakası kürklü kot ceketler de çok moda.
Babalarının izinden giden erkek çocukları bu sonbaharda çizgili, kareli gömleklerin üzerine baklava desenli süveterleri tercih ediyor. Hemen hemen tüm markaların koleksiyonlarında bu ürünlere rastlamak mümkün. Ayrıca erkeklerdeki asker modasının bir yansıması olan çok cepli, bol kesimli pantolonlar da var.
Kemer, şapka, atkı, bere gibi aksesuvarları erkekler de en az kızlar kadar kullanacak. Her yerde bulabileceğiniz bu ürünlerden Benetton, LC Waikiki, Mothercare gibi mağazalarda çok çeşit var..
En moda 5
Kızlarda pembe
Erkeklerde kırmızı
Kızlarda çiçek motifleri
Erkeklerde baklava desenli süveterler
Üst üste giyilen sweatshirtler
Sınıfta Kopya Nasıl Çekilir?
12 Ocak 2012 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Sınıfta Kopya Nasıl Çekilir? – Okulda Kopya Nasıl Çekilir? – Kopya Çekme Yolları – Kopya Çekme Teknikleri – Kopya Çekme Çeşitleri
Evet arkadaşlar bu sayfada okulda kopya nasıl çekeriz onu paylaşalım. Herkes başından geçen bir kopya çekme anısını ve kopyayı nasıl çektiğini anlatsın..
LC Waikiki Çocuk Modelleri
09 Ocak 2012 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü

LC vaikiki kırmızı erkek çocuğu ve kız cocuğu tşört ve etekleri

lcw Çanta modeli ve Capri pantolan modeli

LC waikiki kot pantolon Çeşitleri

LCWAİKİKİ Tşört çeşitleri

LCW Kot elbise modeli ve uzun kollu kazak modeli
lcw ürünleri olarak bebeklere zengin bir kreasyon ve çeşit sunmaktadır. Gerçekten şunu belirteyimki lc wakiki çocuk giyimde oldukca iyi ben bir genç olarak kardeşimi hep kıskanıyorum çünkü annem ve babam hep lc vaikiki den kardeşimi giyindiriyorlar. Ankarada lc waikiki satan mağzaların en büyüğü kızılayda bilginiz varmı bilmiyorum ama 2009 lcw bayan giyim modasında bir önçü diyebilirim. lc waikiki bayan ve genç kız ve Genç erkeklere caket ve kazakta o kadar çok çeşit sunuyorki ben bile lc vaıkıkı mağzasına girdiğimde şaşırdım kaldım. Çocuk lcw 2009 bahar kolleksiyonu veyaz kolleksiyonunda farklıbir tarz sergilemiş açık renklerin hakim olduğu bu yeni çıkan kreasyonda bol bol sarı beyaz ve penbe renkli elbiseler ve takımlar sunmuşlar. lc waikiki 2009 bahar şitlerini istanbul mağzasında ve izmir lc wakıkı mağzalarında farklı uçuk ve değişik modelleri bulabilirsiniz. LCW ürünlerinin fiyatları ise piyasadaki diger ürünlere göre fiyat çok çok ucuz dur. En çok satan çocuk takımları ve en çok satan bebek tşörtlerini bu mağzalarda bulabilirsiniz.
alıntıdır
Uçurtma nasıl yapılır?
29 Kasım 2011 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Bridle : Denge
Keel : Delta ve benzeri tip uçurtmalarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça
Bowline : Uçurtmaya geriye doğru eğim vermek için kullanılan ip
Leading Edge : Uçurtmanın rüzgara bakan Ön kısmı
Trailing Edge : Uçurtmanın arka kısmı
Spine : Uçurtmanın dik çıtası
Cross Spar : Spine´a dik olarak gelen çıta
Leading Edge Spar : Uçurtmanın Rüzgara bakan ön kısmıdaki çıta
Spreader : Leading Edge Spar´ları gergin tutmak için kullanıla çıta


Yıldız Uçurtma Yapımı
18 Nisan 2011 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Yıldız Uçurtma Yapımı – Yıldız Uçurtma Şeması – Yıldız Uçurtma Örneği – Çocuklar İçin Uçurtma Örnekleri
Yıldız uçutma yapılışını gösteren tasarım aşağıda görülmektedir.


Kalem Nasıl Yapılıyor?
18 Nisan 2011 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Kalem Nasıl Yapılır – Kalem Yapımı – Kalem Yapımı Anlatımı

Günlük hayatta, okulumuzda sıklıkla kullandığımız kurşun kalemin nasıl yapıldığını hiç merak ettiniz mi?
Kurşun Kalem Nasıl Yapılır?
1) Kalemin hammaddesi olan ahşap.
2)Üzerine kanallar açılmış olan ahşaba özel tutkal sürülür.
3)Kanallara kalem uçları konulur.
4)Kanallar kapatılacak şekilde üst kısıma da tahta ahşap konulur.
5) Sıkıştırılma yapılır.
6)Sıcakta kurutulur.
7-8) Özel olarak kesme işlemi yapılır.
23 Nisan Oyunları
18 Nisan 2011 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
23 Nisan Çocuk Oyunları – Çocuk Oyunları 23 Nisan – 23 Nisan Oyunları – 23 Nisan Bayram Skeç
23 NİSAN ÇİÇEKLERİ
Oynayanlar:
Çiçekçi kız
Birinci çocuk
İkinci çocuk
Hizmetçi
Katip
Menekşe
Lâle
Gül
Müşteri
Çiçek korosu (Bu roller, uygun görülen kız ve erkek çocuklara verilir.)
(Sahne: Çeşitli çiçekleri satan bir dükkân içi… Raflarda, vitrinde saksı saksı çiçekler görünmektedir. Ortada ve ön Plânda çiçek kılığına girmiş çocuklar öbek öbek yer atmışlardır.
Dükkânın sahibi çiçekçi kız, elindeki süzgeçli, küçük bahçe kovasıyla canlı çiçeklere su verirken perde açılır.)
ÇİÇEKÇİ KİZ – (Şarkıyı söyler.)
Bir gün sizi sulamasam, Hemen bana küsersiniz. Tatlı, baygın kokunuzu, Ne de çabuk kesersiniz. Gül yüzünüz hiç solmasın, Kalbinize dert dolmasın. Çiçek açın durmadan siz. Neşenize son olmasın.
Şu güzel çiçeklerin, havaya, suya bizim gibi muhtaç olduklarını nasıl unutuyorum, bilmem ki. Biri gelip de çiçeklerimin boyunlarını bükük görse yüreğime iner…
(Bîr canlı çiçeğe yaklaşır.) Ah benim bahar kokulu karanfilim! Katmer katmer nasıl da açmışsın… Baygın kokun insana ılık yaz akşamlarını hatırlatıyor…
(Başka bir çiçeğe geçer.) Ne o, bana dargın mısın yoksa? Suyunu biraz geciktirdim, diye yüzüme bakmıyorsun… Ah benim nazlı kızım; mis kokulu sarı fulyam… Gel, barışalım… (Sever, okşar, koklar.) Oooh! İçim açıldı. Ne iyi çiçeksin sen…
(Bir başka saksıya doğru eğilir.) Bak hele. Boyun büküp naz etmeyi sen de fulyadan mı öğrendin? Yazık sana… Bir gün suyunu unuttum diye somurtuyorsun… Neşesizlik sana hiç yakışmıyor kızım… (Okşar.) Gül bakayım, gül, gül… Hah şöylee… Seninle de barıştık…
(Başka bir çiçeğe daha geçer.) Aferin sana! Çiçek olunca senin gibi olmalı. Bir gün suyunu unuttum diye somurtmak, boyun bükmek ne oluyormuş sanki? Sen zaten bir hafta su görmesen bile aldırmazsın, bilirim… Tam unutkanlara göre bir çiçeksin. Bir fincan su bir hafta yeter sana… Sabrın sonu selâmettir derler. Sana şimdi bol bol su vereyim de hak geçmesin… (Sular) Al, bu da benden caba.
(Bu sırada Dükkân kapısının çıngırağı çalınır. İçeriye hizmetçi kıtıklı, kambur biri girer. Çiçekçi kız kovayı bir kenara bırakır, gelen müşteriyi karşılar.)
ÇİÇEKÇİ KIZ – Buyurunuz efendim… Bir şey mi arzu ettiniz?
HİZMETÇİ – Benim arzumun lâfı mı olur a kızım… Bizim efendi beni gönderdi. Tabii kendisini tanırsınız…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Hayır, tanımıyorum efendim. Kimden bahsediyorsunuz?
HİZMETÇİ – Canım, bizim efendiyi tanımayan yok ki. Abdurrahman efendi dediler mi nah! diye parmakla gösterirler…
(Elindeki parayı sallayarak) Bu parayı sana o
gönderdi.
ÇİÇEKÇİ KIZ – Çiçek mi istiyor?
HİZMETÇİ – Hee.,. Çiçek İstiyor emme, en güzellerinden bir paket… Şey… Paket mi poket mi işte bir şey yapsın, dedi…
(Çiçekçi kız buketi hazırlarken, hizmetçi söze devam eder.}
Bizim efendi pek kurnazdır doğrusu… (Gülerek) Bu çiçekleri ne yapacak biliyon mu?
ÇİÇEKÇİ KIZ – Nerden bileceğim…
HİZMETÇİ – öyle ya, nerden bileceksin… Bizim efendinin haşarı bir çocuğu var. Bir dediğini iki etmiyor ama, o da inadına tembel mi tembel, yaramaz mı yaramaz… Karnelerinde zayıftan başka notu yok… Bu gidişle sınıfta kalacak, diyorlar… Bizim efendi bir çare düşünmüş. Bu çiçekleri çocuğun öğretmenine götürecek. Allem edecek, kallem edecek, o haylazın sınıfı geçmesi İçin öğretmenine dil dökecek…
ÇİÇEKÇİ KIZ – (Demetlediği çiçekleri tekrar yerine koyar.) Yaaa, maşallah… Sizin efendinin buluşuna diyecek yok doğrusu…
HİZMETÇİ – (Anlamaz) Dedim ya çok kurnazdır, insana külahı ters giydirir…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Fakat doğruluktan, görevine bağlılıktan başka bir şey düşünmeyen öğretmeni hiçbir zaman kandıramaz.., öğretmenler çıkar peşinde koşmazlar. Doğruluktan şaşmazlar. Ellerine teslim edilen vatan yavrularının hepsini bir anne, bir baba sevgisiyle severler. Çalışanlarla çalışmayanları ayırırken bir yargıç kadar ince eleyip sık dokurlar… Doğru bildikleri görüşten, vicdanlarının emrinden hiçbir zaman ayrılmazlar…
Sizin efendi, öyle sakat çarelere başvuracağı yerde çocuğunu çalıştırmanın çarelerini düşünseydi daha iyi ederdi…
HİZMETÇİ – Kızım, o bizim neyimize gerek… Hele sen şu çiçekleri ver de ben gideyim…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Benim çiçeklerim çok duyguludur. Öyle her yere gitmezler. Hele böyle tembel çocuğunu kurtarmak için kurnazlık düşünen bir adamın eline düşmek istemezler… Ama bir kere kendilerine solayım istersen… (Hizmetçi şaşkın şaşkın bir kıza, bir çiçeklere bakar.)
ÇİÇEKÇİ KIZ – (Çiçeklerin ortasına geçer ve sorar) Benim sevgili, nazlı çiçeklerim, konuştuklarımızı duydunuz… Abdurrahman efendiye gitmek ister misiniz?
ÇİÇEKLER – (Hep bir ağızdan)
Dostumuzla düşmanı, Biz görmeden tanırız. Fenalığa bir Âlet, Olmaktan utanırız.
HİZMETÇİ – (Ellerini havaya kaldırıp kaçar.) Uy anam! Ben yanlış gelmişim…
(Çiçekçi kız, kaçan hizmetçinin arkasından güler. Sonra döner, raftan bir çiçek budama makası alır. Saksıdaki çiçeklerle meşgulken gene kapıdan bir müşteri girer. Kolunda evrak çantası, burnunda kelebek bir gözlük taşıyan müşteri hafif sarhoş taklidi ile konuşur.) KÂTİP- Kolay gelsin çiçekçi abla…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Buyurunuz efendim… Bir şey mi arzu ettiniz?
KÂTİP- Bu da sorulur mu? Bu Dükkâna gelenin elbet bir isteği olacak. Ya bir saksı çiçek ya bir buket yahut da çelenk… (Kendi kendine) Yahu burası amma güzel kokuyor ha… (Çantasından bir kartvizit çıkarır.
Çiçekçi kıza verir.) önce kendimi tanıtayım: Ben, İçki-sevenler Derneği’nin Kâtibiyim. Bu cemiyet, daha yeni kuruldu. Bugün, bütün üyelerin katılmasıyla bir açılış töreni yapılacak. Ondan sonra içki, saz… Vur patlasın, çal oynasın… İçkiseverler Derneği nam salacak, nam… Salonu süsleme işini ben aldım üzerime. Üyelerimizin gönlü, gözü açılsın diye, birkaç sepet çiçek yaptıracağım… Haydi, kızım, şöyle en tazelerinden bize bir şeyler hazırla da alıp gideyim…
(Kâtip sandalyeye çöker. Çiçekçi kız bu müşteriden de memnun değildir,!
ÇİÇEKÇİ KIZ – Efendim, zannedersem burada vaktinizi boşuna kaybedeceksiniz…
KÂTİP- (Anlamaz) Kızım benim acelem yok. Ne zaman hazırlarsan o vakit alır giderim. Oraya, buraya koşmaktan daha gazeteye göz atamadım. (Çıkarır, açar) Sen çiçekleri hazırlarken ben de şurada hem okur, hem de biraz dinlenirim…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Efendim, maksadımı İyi anlatamadım. Çiçeklerim İçki sevenleri sevmezler de…
KÂTİP- O da ne demek? Çiçeklerin keyfine göre hareket edecek değiliz ya. Parasıyla değil mi? İstersem, Dükkândaki bütün çiçekleri bir kamyona doldurur, götürürüm…
ÇİÇEKÇİ KIZ – İş sizin bildiğiniz gibi değil efendim. Benim çiçeklerim içki sevenlerin değil, Yeşilay kurumunun salonlarını süslemekten zevk alır. Benim çiçeklerim, her felâkete kucak açan, kanat geren Kızılay kurumuna lâyıktırlar… Benim çiçeklerim Çocuk Esirgeme Kurumu’nun baktığı yavruların masum başlarını süslerler. Benim çiçeklerim törenlerde alay alay geçen Mehmetçik’lerin başına Türk Hava Kurumu uçaklarından demet demet serpilmek isterler… Benim çiçeklerim…
KÂTİP- (Sinirlenir, bağırır.) Senin çiçeklerin, senin çiçeklerin… Bıktım senin çiçeklerinden… Sanki çiçekler nereye gideceklerini bilirlermiş gibi bana masal söylüyorsun…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Masal değil, gerçek… İstersen kendileri size söylesinler… (Çiçeklere) Benim nazlı, güzel çiçeklerim. Konuştuklarımızı duydunuz. İçki sevenler Derneği’ne gitmek ister misiniz?
ÇİÇEKLER – (Hep bir ağızdan)
Boş yere yorulmasın. Biz oraya gitmeyiz. Saksımızda çürür de, Burayı terk etmeyiz!
(Kâtibin burnundan gözlük koltuğundan çanta düşer. Onları acele toplar, çiçeklere korku ile bakarak kaçar.)
KÂTİP- Üstüme iyilik, sağlık… Üstüme iyilik, sağlık…
(Dernek Kâtibinin palas pandıras kaçışına çiçekçi kız güler. Başını sallar. Gene makasla budama işlerine devam eder. Bu sefer Dükkâna soluk soluğa bir müşteri daha gelir. Koşarak geldiği için düzgün konuşamaz.)
MÜŞTERİ – Ça… çabuk… ba… bana bir buket çiçek… Ama çok çabuk (Mendilini çıkarır, terini siler.)
Haydi çabuk, ne duruyorsun?
ÇİÇEKÇİ KİZ – Efendim, şurada bir dakika dinlenin, yorulmuşsunuz…
MÜŞTERİ – Yorulmak da laf mı? Yüz metre şampiyonu gibi koşa koşa geldim.
ÇİÇEKÇİ KIZ – Çiçek almak için bu kadar aceleye ne gerek vardı?
MÜŞTERİ – Uçak kalkıyor, uçak… Daha buradan otobüsle havaalanına gitmek, uçak kalkmadan yetişmek lâzım…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Seyahate mi çıkıyorsunuz efendim?
MÜŞTERİ – Hoppala. Sen gazete muhabiri misin, nesin? Seyahate ben değil, patronum çıkıyor… Gözüne girmek için bir buket çiçek götüreceğim. Seyahatten dönüşünde belki maaşıma zam yapar. Ne yapalım kızım, geçim dünyası… (Saatine bakar.) Eyvah, yirmi dakika kaldı, yetişemeyeceğim. Haydi çabuk ol. (Kalkar.) Yoksa ben şuradan birkaç demet toplar, giderim haa (Çiçeklere atılır. Çiçekçi kız önüne geçer.)
ÇİÇEKÇİ KIZ – Yağma yok… Çiçeklerimin bir yaprağına bile dokunamazsınız. Hem siz, patronunuzun görüne girip ondan zam koparmak için çiçek götürmeyi düşüneceğinize işinizi, görevinizi düşünseniz patronunuzu daha çok memnun edersiniz sanırım.
MÜŞTERİ – Ben buraya ders almaya değil, çiçek almaya geldim. Paramla değil mi?
ÇİÇEKÇİ KIZ – Para ile de olsa çiçeklerim birisini aldatmak, ötekini elde etmek, berikinin gözünü boyamak, hayırsız ve yararsız toplantıları süslemek gibi şeyleri sevmezler…
MÜŞTERİ – Tuhaf şey.., Senin, aklından zorun var galiba…
ÇİÇEKÇİ KIZ- Hamdolsun, hiçbir zorum yok… Ben çiçeklerimin fikrini ve arzusunu almadan bir şey yapamam… İsterseniz bir kere de onlara sorayım. (Çiçeklere sorar.) Benim duygulu ve sevgili çiçeklerim. Konuştuklarımızı duydunuz. Siz ne dersiniz? ÇİÇEKLER – (Hep bir ağızdan)
Hayır hayır gitmeyiz, Ne olursak olalım. Uçakta solmaktansa, Şu dükkânda solalım!
MÜŞTERİ – (Elini kulağına koyar, dışarıyı dinler) İşte bir uçak sesi… (Pencereye koşup bakar.) Evet, uçak havalandı. Bizim zamlar yandı. (Sandalyeye yığılır, baygınlık geçirir. Çiçekçi kız raftan bir çiçek alır. Müşterinin burnuna değdirir. Müşteri ayılır. Şaşkın şaşkın söylenerek çıkar, gider.) Uçak havalandı, zamlar yandı… Uçak havalandı, zamlar yandı… ÇİÇEKÇİ KIZ – (ön plâna gelir. Bir kenara dayanarak düşünür. Sonra çiçeklere döner Gördünüz mü benim güze! çiçeklerim? Sabahtan beridir hiçbir şey satamadım. Gelen müşterilerle gitmek istemediniz. Artık kimse de gelmez oldu. Ben sizi su İle hava ile beslerim ama beni kim besleyecek? Evde annem, kardeşim de benim elime bakıyorlar.
ÇİÇEKLERİN KOROSU
İyi kalpli sahibimiz.
Sen istersen biz gideriz.
Ayırmayız iyi, fena,
Talihimiz buymuş, deriz…
Fenalardan çoktur, inan
Bu dünyada iyi insan.
Gönlün bir an rahat olmaz.
Bu varlığa İnanmazsan.
İyilikler, doğruluklar.
Fenalığı ergeç kovar.
Sabredelim biraz daha,
Gün doğmadan neler doğar.
(Koro bitince kapının çıngırağı çalınır. Çiçekçi kız sevinir. Üstünü, başını düzeltir. Kapıdan iki küçük çocuk başı görünür.)
ÇİÇEKÇİ KIZ – Buyurun çocuklar, gelin. Bir şey mi istediniz?
BİRİNCİ ÇOCUK- (Kapıdan başını uzatarak) Ünlü Bahar Çiçek evi burası mı?
ÇİÇEKÇİ KIZ – Burası, burası… Buyurun…
ÇOCUKLAR – (Etrafa bakınarak girerler.) Günaydın!
ÇİÇEKÇİ KIZ – Günaydın kardeşler. Bir emriniz mi var?
ÇOCUKLAR – Emir filan yok bizde. Okuldan gönderdiler bizi.
BİRİNCİ ÇOCUK – (ötekini göstererek) Şey, öğretmenimiz gönderdi. Dedi ki…
İKİNCİ ÇOCUK- (Arkadaşının sözünü keser) Dedi ki çarşıya gidin… Cumhuriyet alanında ünlü, ünlü…
BİRİNCİ ÇOCUK – Bahar Çiçekçisi vardır. Ona benden selâm söyleyin…
ÇİÇEKÇİ KİZ- Sağ olun çocuklar.
BİRİNCİ ÇOCUK – (Yutkunur, tekrarlar) Selâm söyleyin.
ÇİÇEKÇİ KIZ-Sağ olun…
İKİNCİ ÇOCUK – (Atılır) Selâmdan sonra dedi ki: Bugün okulda müsamere yapacağız. Başarı gösteren çocuklara verilmek üzere oradan karanfil…
BİRİNCİ ÇOCUK-Menekşe,
İKİNCİ ÇOCUK-Sümbül,
BİRİNCİ ÇOCUK – Gül,
İKİNCİ ÇOCUK-Gelincik,
BİRİNCİ ÇOCUK-Lâle
İKİNCİ ÇOCUK – Çiçeklerin en güzellerinden bize bir buket hazırlasın. Alın, gelin dedi. (Arkadaşına) Değil mi?
BİRİNCİ ÇOCUK- Evet, öyle dedi…
ÇİÇEKÇİ KIZ – öğretmeninizin emri başüstüne… Yalnız bir şey var…
ÇOCUKLAR – (İkisi birden) Nasıl şey?
ÇİÇEKÇİ KIZ – Benim çiçeklerim birbirini çok severler. Hele şu dükkândan hiç ayrılmak istemezler. Buradan giden arkadaşlarının arkasından günlerce, haftalarca ağladıkları olur…
BİRİNCİ ÇOCUK-Ama biz…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Evet, siz okuldan geldiniz. öğretmeniniz dedi ki gidin, Bahar Çiçekevi’nden karanfil,
BİRİNCİ ÇOCUK-Menekşe,
İKİNCİ ÇOCUK-Sümbül,
BİRİNCİ ÇOCUK-Gül,
İKİNCİ ÇOCUK-Gelincik,
BİRİNCİ ÇOCUK-Lâle.
ÇİÇEKÇİ KIZ – Gibi çiçeklerden bir buket yaptırın alın, gelin… değil mi?
ÇOCUKLAR – (İkisi birden başlarını sallarlar) Evet…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Evet ama cici kardeşler, demin dediğim gibi, benim çiçeklerim pek nazlı, pek Duygulu şeylerdir. Sabahtan beri kaç müşteri geldi İse hiç biriyle gitmek istemediler. Ama sizin güzel hatırınız için bir de kendilerine sorayım. Bakalım, sizinle gitmek isterler mi?
BİRİNCİ ÇOCUK – (Hayrette) Kendilerine mi soracaksınız?
ÇİÇEKÇİ KIZ – Evet kendilerine soracağım… (Menekşe kılığında giyinmiş olan çocuğun yanına gider)
Sen söyle mavi menekşe, okuldan gelen bu küçük müşterilerim İçin yapacağım bukete katılmak ister misin?
(Müzik başlar. Tempoya uyarak Menekşe ortaya gelin)
MENEKŞE – Menekşeyi en çok seven. Çocuklardır, biliyorum. Bunun için ben onlarla, Koşup gitmek diliyorum. Beni seven, bilen çoktur, Benden güzel çiçek yoktur… (Şarkı bitince Menekşe yerine geçer.)
BİRİNCİ ÇOCUK – (İkinciye) Biz yanlış geldik galiba. Burası çiçekçi Dükkânı değil…
İKİNCİ ÇOCUK – Ya ne burası?
BİRİNCİ ÇOCUK- Canlı bebek mağazası olmasın?
İKİNCİ ÇOCUK-Bilmem ki…
ÇİÇEKÇİ KIZ – (Gelincik’e doğru gider) Haa. Sen burada mısın Gelincik? Sana git, derim ama kokun yoktur diye seni beğenirler mi bilmem?
GELİNCİK – (Kalkar, ortaya gelir)
Al tenimin rengi parlar, Al gelinciği her görende. Yeryüzünün en şerefli, Bayrağının rengi bende… Allardan al güzel rengim, Hangi çiçek benim dengim! (Şarkısını söyler yerine geçer.)
ÇİÇEKÇİ KIZ – Allah Allah… Hangi çiçeğe sorsam bu sefer hepsi gitmek istiyor. Bu gidişle dükkânı boşaltacaklar…
BİRİNCİ ÇOCUK – Çiçekçi abla, sen onları keyfine bırakırsan, bu kapalı yerde hiçbiri kalmak istemez. Hele okuldaki müsamereyi bir duysalar, oraya gitmek için can atarlar…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Durun bakalım, bir tanesine daha soralım. Bu dükkânımın en nazlı çiçeğidir. Bakalım o ne diyecek? (Gül kılığına girmiş çocuğa sorar) Benim nazlı gülüm. Yoksa sende mi ötekiler gibi düşünüyorsun? Eğer sen de gitmek istiyorsan hiç olmazsa son bir defa güzel sesini duyayım; mis gibi kokunu ciğerlerime çekeyim…
GÜL- (Ortaya çıkar
Çiçeklerin ecesiyim, Benden güzel çiçek nerde?
Yediveren gül yüzünden, Bülbül girer türlü derde… Ne karanfil, ne de sümbül.. Şarkı söyler bana bülbül… (Kısa, hafif bir vals yaparak yerine geçer.)
BİRİNCİ ÇOCUK- (Arkadaşlarını sahne önüne çeken) Bana bak, ben korkmaya başladım. İKİNCİ ÇOCUK-Ben de…
BİRİNCİ ÇOCUK – Biz bu konuşan çiçekleri okula götürürsek; bütün seyircilerin ödleri kopar.
ÇİÇEKÇİ KIZ – (Çocuklara) Sevimli, küçük müşterilerim! Görüyorsunuz ki en değerli çiçeklerim bile artık burada kapalı yaşamaktan bıkmışlar. Başka yerler, başka insanlar görmek İstiyorlar. Hakları da var. Ben bile aynı yerde oturmaktan, aynı şeyleri görmekten bıkıyorum. Şimdi söyleyin bana bakayım, okulunuz İçin hazırlanacak buket kime verilecek? Yoksa okulda…
ÇOCUKLAR – (İkisi birden] Müsamere var!
ÇİÇEKÇİ KIZ – Ne müsameresi?
ÇOCUKLAR – 23 Nisan Müsameresi.
ÇİÇEKÇİ KIZ – 23 Nisan mı? (Elini birkaç kere alnına vurur.) Ah şu benim dalgın başım. Nasıl oldu da ben Çocuk Bayramı Haftasında olduğumuzu unuttum?
BİRİNCİ ÇOCUK – Çiçekçi Abla, sen bugün çok dalgınsın. Deminden beri kaç kez söyledik, okulda müsamere var diye. Bizi öğretmen gönderdi. Dedi ki: Ona benden selâm söyleyin…
İKİNCİ ÇOCUK – Selâmdan sonra dedi ki, bugün okulda 23 Nisan Bayramını kutlayacağız. Müsamere-de başarı gösteren çocuklara verilmek üzere bize en güzel çiçeklerden karanfil,
BİRİNCİ ÇOCUK-Menekşe,
İKİNCİ ÇOCUK »Sümbül,
BİRİNCİ ÇOCUK-Gül,
İKİNCİ ÇOCUK-Gelincik,
BİRİNCİ ÇOCUK-Lâle.
İKİNCİ ÇOCUK – Gibi çiçeklerden güzel bir buket hazırlasın. Alın gelin, dedi. (Arkadaşına). Değil mi?
BİRİNCİ ÇOCUK – Evet, öyle dedi. Hem çiçekçi Abla, bugün Türk çocuklarının en büyük günü. İnsan onu nasıl unutur?
ÇİÇEKÇİ KIZ – Hakkın var kardeşim. ömrüm oldukça bu dalgınlığımı affetmeyeceğim… (Telâşlanır) Ben size şimdi en güzel çiçeklerimden çabucak bir demet yapayım.
(Çiçeklere doğru yürür.)
ÇİÇEKLER – (Hepsi ayağa kalkmış, ortada canlı bir buket gibi toplanmışlardır.) Biz hazırız…
ÇİÇEKÇİ KIZ – Tuhaf şey!.. Bu, ne demek? Belki ben hepinizi göndermeyeceğim.
ÇİÇEKLER – (Hep birden]
Hep birlikte gideceğiz; Müsamere göreceğiz; Başarılı çocuklara Bin bir çelenk öreceğiz.
GÜL – [İki adım önce çıkar.) Böyle mutlu bir günde yurt çiçeklerini birbirinden ayırmak haksızlık olur. Biz hepimiz gitmek istiyoruz. Türk çocuklarının bu en sevinçli günlerinde onlarla bir arada bulunmak, okullarını süslemek bizim için sonsuz bir zevktir.
ÇİÇEKÇİ KIZ – Çok doğru söylüyorsunuz. Fakat
ÇİÇEKLER – (Hep birden) E, fakat…
ÇİÇEKÇİ KIZ – (Üzgün bir sesle.-} Beni yalnız bırakmak Yakışır mı sizlere? Varım, yoğum sevincim, Tek ümidim sizsiniz, Burada öksüz kalırım, Yaşayamam çiçeksiz…
ÇİÇEKLER-(HEP BİRDEN Okula koşar, gelir Bizleri seven İnsan. Hiç bir kimse unutmaz, Bugün: 23 Nisan!
ÇİÇEKÇİ KIZ – (Sevinir) Yaşayın benim sevgili çiçeklerim! 23 Nisan çiçekleri! Haydi öyleyse okula gidiyoruz. Herkes bir saksı olsun.
(Sahnedekilerin hepsi, kenarlarda ve raflarda duran saksı ve çiçekleri alırlar. Sahne önünde çiçekten bir halka gibi dururlar. 23 Nisan marşı söylenir.)
ÇİÇEKLERİN KOROSU
O gündü. Anayurdun Canına can katıldı, “Egemenlik ulusun!” Diye temel atıldı.
Yirmi Üç Nisan günü, Yirmi Üç Nisan günü. Dinlensin yerler, gökler Egemenlik türkünü!
(Marş bitince çiçek alayı hareket eder, ağır ağır perde kapanır.)
İsmail Hakkı SONAT
Çocuk icatları
18 Nisan 2011 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Çocukların Yaptığı İcatlar – basit çocuk buluşları – çocukların buluşları
Galatasaray İlköğretim Okulu’nda 7-14 yaş arasındaki öğrencilere yöneltilen ”icat etmek istediğiniz şey nedir” sorusuna verilen ilginç yanıtlar, ‘Çocuk Gözüyle Çocukça Buluşlar’ adlı kitapta toplanmış. Kitaptan bazı alıntıların sizin de hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Bakalım sizin favoriniz hangi icat olacak?
* Kapkaççılar çalınca elektroşok yayan bir çanta,
* Eve giren hırsıza uyku tozu serpen bir makine,
* Hırsızı döven bir robot,
* Suçluları gösteren bir harita.
* Tüm ırk ve dinlerin birlikte yaşadığı bir yeraltı şehri.
* Bitmeyen kontör,
* Hayalleri gerçekleştiren bir makine,
* İnsanı ölümsüz yapan makine,
* Egzozundan gaz çıkarmayan araba,
* Klonlama makinesi,
* Kendi kendini imha eden çöpler,
* Yürüyen televizyon,
* Limiti tükenmeyen kredi kartı.
* Zararsız çikolata
* Vitaminli sigara
* Rakıyla tadı aynı olan ama vitaminli bir içecek.
* Çikolatalı bir ilaç
* Ucu çikolata olan kalem,
* Zayıflama iksiri,
* Hayvanların konuşmasını sağlayan bir makine,
* Banyo yaparken ıslanmadan temizlenebilmemizi sağlayan özel bir kıyafet.
* Ayakkabı bağlayan bir makine.
* Konsantrasyon yayan makine.
* Dersleri yapan bir robot,
* Ders kitaplarındaki bütün bilgileri beyne aktaracak bir makine,
* İçindekileri kendi okuyan bir kitap,
* Okulları tatil eden bir vali modeli.
* Öğretmenin ödev vermesini engelleyen bir tebeşir.
* Sınavda kopya çekmemizi sağlayan bir alet, görünmeyen bir kağıt,
* Kendiliğinden hazırlanan çanta.
* İki gün okul, 5 gün tatil olsun.
* Maçta istenilen tezahüratı bağıracak amigo robot.
* Siyasete soyunan herkesin vücuduna bir mekanizma. Mekanizma, siyasetçiler saçmaladığında çalışır ve onu imha eder.
* Yangınları söndürüren, ütü yapan, yatak toplayan ve satranç oynayabilen bir robot.
* Saniyede dondurma yapan bir makine.
* Taşınabilir bir tatil köyü.
* Kaşıma makinesi. Bence kaşınmak çok güzel. Her çocuğun istediği bir şey. Annelerimizin eli yorulduğunda ve yalnızken kaşınmak için ideal…
* Karneye beş getiren bir robot.
* Hayalleri gerçekleştiren bir makine,
Limiti tükenmeyen kredi kartı
Zayıflama iksiri
Dokuztaş Oyunu Nasıl Oynanır
02 Mart 2011 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Dokuztaş Oyunu Nasıl Oynanır – Dokuztaş Oyunu Hakkında Bilgi – Dokuztaş Çocuk Oyunu
Dokuz taş oyuncuların taşlarıyla bir sıra oluşturmaya çalıştığı bir oyundur. Bir yere iç içe üç kare çizilir ve kenarları orta noktalarından birleştirilir. Böylece 12 köşede ve 12 kenar üzerinde olmak üzere 24 nokta ortaya çıkar.
Oyunun başında, iki oyuncu sırayla birer birer taşlarını noktalara yerleştirir. Dokuzar taş yerleştirildikten sonra sırayla hamle yapmaya başlanılır. Yatay, dikey veya çapraz bir üçlü dizebilen oyuncu rakibinin bir taşını dışarı atma yani “kırma” hakkı kazanır. Fakat bir üçlü dizi içindeki taşlar kırılamaz. Eğer tüm hepsi üçlülerin bir parçasıysa herhangi biri kırılabilir.
İki taşı kalan oyuncu, oyunu kaybeder.
Hacivat Karagöz Konuşmaları
02 Mart 2011 Yazan PReNS
Kategori Çocuk Bölümü
Karagöz ve hacivat konuşmaları – Karagöz ve hacivat kısa konuşmaları – Karagöz hacivat konuşmaları – Hacivat karagöz konuşma – Hacivat Karagöz Konuşmaları – Hacivat Karagöz Konuşmaları IZLE






