v3 Arcade Oyunları Download – İndir
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Oyunlar Bölümü
Birbirinden Güzel Arcade Oyunlarını İndirip Forumunuza Kurabilirsiniz..
Kurulum;
1: Rardan Çıkartacağınız Dosyaları Yerlerine Atın.
2: Admin Panele Girin.
3: v3 Arcade Bölümüne Girin.
4: Game Tools a Girin.
5: v3 Arcade – Mass Game Import dan Start a Basın.
Önemli Not:
Bu Oyunları Ekleyebilmeniz İçin Forumunuzda v3 Arcade Eklentisinin Kurulu Olması Gerekmektedir Değil ise Aşağıdaki Linkten Kurabilirsiniz..
v3 Arcade Oyunlarını Asağıdaki Linkten İndirebilirsiniz..
Bekar Erkeğin Avantajları
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Erkekler Bölümü
16. Kendi yemeğimi kendim yapmam ceza değil eğlenceli bile olabilir
15. “O” t-shirt’u neden “bu” pantalonla giydiğimi açıklamak zorunda değilim
14. Klozetin kapağını istediğim pozisyonda bırakabilirim
13. Barmene korkmadan “arayan olursa burda olduğumu söyle” diyebilirim
12. Ev yerine bütün şehri boyayabilirim…….
11. Sevgilime evimi gezdirebilirim
10. Mini karavanımızla ilgilenerek geçirdiğim zamanı mini eteklerle ilgilenerek geçirebilirim
9. Evde canımın istediğini canımın istediği yere bırakabilirim
8. Süpermarket harcamalarımda en az 20 lira karda olurum
7. İster boxer ister slip giyer ve iç çamaşırımın deseni hakkında hesap vermem
6. Çek defterimin neye benzediğini kendi gözlerimle görme firsatım olur
5. Kredi kartlarım için de aynı şey sözkonusu
4. Bir kadınla yakalandığımda hesap vermem gereken, resmi imzayla bağlı olduğum biri değildir
3. Otellerde kendi adımı kullanarak salına salına gezebilirim
2. Araba kullanırken fazladan bir yol muavını kafamı şişirip durmaz
1. Bekar bir erkeğe fikri sorulduğunda rahatlıkla “EVET O ELBİSENİN İÇİNDE ACCCAAAİP ŞIŞKO GÖRÜNÜYORSUN” diyebilir
Erkeklerin Kadınsı Yanları
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Erkekler Bölümü
Yüzyıllardır biz kadınlara mal edilmiş bazı alışkanlık ve davranışlara erkeklerde de rastlarsanız şaşırmayın. Sevgilinize biraz daha yakından bakın… Ortak özelliklerinizi hemen fark edeceksiniz.Kadınlar duygusaldır, alışveriş ve dedikoduya bayılır, güzelliklerine düşkündür, kariyer sahibi olsalar da bir gün evlenip çoluk çocuğa karışmak isterler. Erkekler maç izler, küfreder, birincil ihtiyaçlarıyla yaşar, evlilikten korkarlar. İki cinsi birbirinden ayıran bu kesin sınırların ve katı kalıpların hala geçerliliğini koruduğunu düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz.
Metroseksüel erkek tipinin tanımlandığı ve deşifre edildiği, her alanda ünlü isimlerin feminenleştiği, daha doğrusu feminen yanını çekinmeden ortaya koyduğu günümüzde gittikçe daha fazla erkek içindeki kadını dışa vurma cesaretini gösteriyor, işte erkeklerin feminen yanlarından bazıları…
Onlar da aşkı önemsiyor
İlişkiye daha fazla değer veren ve onu hayatının merkezi haline getiren taraf her ne kadar hala kadın gibi görünse de erkeklerin, sevgililerinin telefonunu beklemek için arkadaşlarına bir bahane uydurup dışarı çıkmamaları artık hiç de seyrek rastlanan bir durum değil. Aynı şekilde bunu pek kimseyle paylaşmasalar da ilişkideki sorunları en az kadınlar kadar kafalarına takıyor, nasıl davranmaları ve konuşmaları gerektiği konusunda tereddütler yaşıyor, kız arkadaşlarının söylediği bir sözün ne anlama gelebileceği konusunda fikir yürütüyorlar. Peki bu değişimin sebebi ne? Aslında çok basit: Erkekler eskiden büyük arkadaş grupları kurar, sık sık buluşur, zamanlarının çoğunu birbirleriyle geçirir ve duygusal ilişkilerini hayatlarının merkezine koymazlardı. Ama artık zaman değişti, modern yaşamın hızlı temposu içinde daha küçük arkadaş grupları kuruluyor, daha seyrek görüşülüyor, bir anlamda daha yalnız kalınıyor ve bu da erkekler için ikili ilişkilerin önemini artırıyor. Dolayısıyla aşk gelip öncelikler listesinin en üst sırasına oturuveriyor.
Onlar da dış görünüşlerine önem veriyor
Erkeklerin ellerine geçeni giydikleri, nasıl göründüklerine zerre kadar önem vermedikleri, kadınların güzellik tutkusuna alayla baktıkları günler çok gerilerde kaldı. Modern erkek sadece giyimine kuşamına değil, örneğin saç ve cilt bakımına da büyük özen gösteriyor. Kozmetik sektörü artık onlara da bir sürü seçenek sunuyor. Tek tip erkek modası çoktan tarihe karıştı, herkes kendi tarzını yaratabiliyor. Yani artık tıpkı kadınlar gibi erkekler de imaj peşindeler ve bu imajın içinde sadece kıyafetler değil, tercih edilen parfümden kullanılan çakmağa kadar bütün bir stil var.
Onlar da alışverişi seviyor
Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar, her kadının içinde de bir alışveriş canavarı… Peki erkeklerin de alışverişten hoşlandıklarını söylesem, ne dersiniz? Ben şahsen bu gerçeği çok tuhaf bir biçimde fark ettim. Alışverişten tiksinen, mağazalarda resmen kalbi sıkışan erkek arkadaşımı yurtdışında bir mağazada reyondan reyona koşup tişört üstüne tişört denerken gördüğümde aklını oynattığını düşünmüştüm. Fakat sonradan, erkeklerin içindeki alışveriş canavarını uyandırmak için farkında olmadan harika bir yol keşfettiğini anladım. Aslında mesele şu: Biz kadınlar alışveriş konusunda müthiş bir deneyime sahibiz, sabırlı ve tecrübeliyiz, aradığımızı bulmak için onlarca mağazayı tek tek dolaşabilir, yüzlerce kıyafeti giyip çıkarabilir, kesinlikle yorulmaz ve bıkmayız. Ama erkek milleti, bütün bu özelliklerden yoksun. Dolayısıyla eğer sevgilinizin alışverişte size eşlik etmesini istiyorsanız, onun tarzına uygun, hoşuna gidebilecek kıyafetler satan mağazaları önceden tespit edip onu kapıdan içeri sokmanız yeterli. Böylece kendini zaman kaybediyormuş gibi hissetmeyecek, elinde paket ve torbalarla mağazadan çıktığında size minnettar kalıp istediğiniz yere bakmanıza, istediğiniz elbiseyi denemenize izin verecektir.
Onlar da dedikodu yapıyor
Daima ketumluklarıyla övündükleri ve karşı cinsi açıkağızlılıkla suçladıkları halde aslında erkekler de en az kadınlar kadar dedikoducular. Aramızdaki tek fark, onların bu dedikoduculuklarını büyük bir ustalıkla gizlemeleri… Tabii erkekler arasındaki dedikodu konularının farklı olduğunu da belirtmek gerek. Örneğin kadınlar daha çok diğer kadınların dış görünüşleri, aşkları, yakışıksız davranışları ve kötü huyları konusunda dedikodu yaparken erkekler başka erkeklerin mesleki başarılarını ve seks performanslarını dillerine doluyorlar.
Onlar da bebek sahibi olmak istiyor
“Çocuk da yaparım, kariyer de…” şarkısını neden erkekler de mırıldanıyorlar sanıyorsunuz? Üstelik onlar için bu ikisini bir arada yapmak hiç de zor değil. Evlenmek ve bir aile kurmak her ne kadar kadının düşlerinin bir parçası gibi görünse de erkekler de bu hayali paylaşıyorlar, ama küçük bir farkla: Onlar aile kurmak için acele etmiyor, belli bir yaşa gelince kendilerini geç kalmış gibi hissetmiyorlar. Her ne kadar ara sıra tersi örneklere rastlansa da çoğu erkek önce iş hayatında başarılı olmak için çaba gösteriyor ve bu zaman zarfında ciddi ve uzun bir birliktelik yaşasa bile adımlarını yavaş atmayı tercih ediyor. Fakat ne olursa olsun günün birinde baba olmak, erkeklerin önemli isteklerinden biri…
Elma Sirkesiyle Nasıl Güzelleşilir
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Bayanlar Bölümü
Cilt bakımı saç bakımı sivilce ciltteki lekeler şişmanlık varis tedavisi. Bütün bunlar için ihtiyacınız olan şey yalnızca elma sirkesi.. Özellikle elma sirkesi sağlıkla parlayan saçlar lekesiz bir cilt ve ince güzel bir vücuda kavuşmanız için önemli..
Kepeği önler arındırır
Saç bakımı ve saçınızdaki kepekler için saçlarınızı yıkadıktan sonra son durulama suyuna yani 1 litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi koyun ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Bu işlemi bir süre her saçınızı yıkadığınızda uygulayın. Saçlarınız kepekten arınacak ve parlaklaşacaktır.
Sivilce gidericidir
1 çay bardağı elma sirkesine yarım çay bardağı su ekleyin ve bir parça pamuğu bu karışıma batırıp sivilce üzerine bir süre kompres yapın. Faydası olduğunu göreceksiniz.
Cilt lekeleri için yararlıdır
Bir kaba yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi koyup kaynatın. Daha sonra bu su ile yüzünüze buhar banyosu yapın. Ayrıca yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü 3-4 günde bir silebilirsiniz. Cilt lekeleri için oldukça faydalı.
Formunuzu korumaya yardım eder
Bir bardak suyun içine 1-2 tatlı kaşığı elma sirkesi koyun. İçine 1 tatlı kaşığı bal ekleyip sabahları düzenli olarak aç karnına için. Fazla kilolarınıza faydası olduğunu göreceksiniz.
Varisleri giderir ve rahatlatır
Yumuşak bir havluyu elma sirkesinin içine batırıp sıkın ve havluyu bacaklarınızın varısli olan bölgesine sarın. Bacaklarınızı yüksek bir yere kaldırarak yaklaşık 45 dakika kadar dinlendirin. Bu işlemi mümkünse sabah akşam tekrarlayın.
Abartısız Makyaj Yapımı
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Bayanlar Bölümü
Aynaya baktığınız zaman kemikli burnunuzdan, cildinizin solgun görünümünden ya da alnınızdaki sivilcelerden mi şikayet ediyorsunuz… Umutsuzluğa kapılmayın! Çünkü birkaç küçük makyaj hilesiyle tüm takıntılarınızdan anında kurtulabilirsiniz İşte, aynalarla barışmanın yolları…
Göz altı morlukları Göz altınızdaki mor halkalardan yana dertliyseniz, kendi ten renginizden daha açık tondaki bir kapatıcıyla onları gizleyebilirsiniz Kapatıcıyı uygularken çenenizi biraz aşağıya doğru eğin Çünkü bu hareketinizle birlikte halkalar daha da belirgin bir hal kazanarak işinizi kolaylaştıracaktır Ancak bunlar sizin için geçici çözüm olur Bu yüzden sorununuzdan kurtulmak için bakım kremleri kullanmayı da ihmal etmeyin Clarins Eye Revive Beauty Flash bu iş için birebir
Dolgun dudaklar Dudaklarınızı olduğundan daha dolgun göstermek için alt dudağınızın ortasına ve üst dudağınızın kenarlarına simli pembe parlatıcı sürün Anlaşılması zor olan bu parlaklık dudak kalemi olmadan bile dudakları olduğundan daha büyük gösteriyor Chanel’in uzun süre kalıcılığını koruyan Levres Scintillantes’i yoğun bir parlaklık veriyor
Kaşları eşitleyin Kaşlarınızın boyutları birbirinden farklıysa günlerce kaşlarınızın uzamasını beklemenize gerek yok Toz far ya da göz kalemiyle hayalini kurduğunuz kaşlara anında kavuşabilirsiniz Tek yapmanız gereken boşlukları doldurup iki kaşı birbirine eşitlemek
Elmacık kemikleri Kim istemez ki ünlü top modeller gibi çıkık elmacık kemiklerine sahip olmayıTabii ki onlar gibi belirgin yanaklara sahip olmak hiç de zor değil Bunun için yapmanız gereken yanaklarınızı içeri çekip yüzünüzde boşluk oluşturmak Ardından da bu bölgeye parlak görünüm kazandırmak için bronz tonlarda krem bir allık kullanmalısınız Işıltılı simler içeren pudranızı yanaklarınızın üstüne sürerseniz elmacık kemikleriniz daha çok ön plana çıkacaktır Bunun için Clarins’in Multi-Blush No:4 tam size göre
Sivilcelerle vedalaşın
Özel bir günde yüzünüzün tam ortasında çıkmış kocaman bir sivilceden ya da eski bir izden kurtulmak için makyaj altı bazları kullanmalısınız MAC’ten Prep and Prime Skin kusursuz bir makyaj için atılabilecek en doğru adım Çünkü hem izleri görünmez kılıyor hem de makyajınızın gün boyu kalıcı olmasını sağlıyor Ürünü bir sünger yardımıyla uygularsanız daha iyi bir sonuç almış olursunuz
Kirpiklerinize hacim verin
Hollywood yıldızlarının sahip olduğu fırça gibi kirpiklerin hayalini kuruyorsanız, işe kirpiklerinizi kıvırmakla başlayın Ardından kirpiklerinize maskara sürün Böylece kirpikleriniz olduğundan daha uzun ve dolgun görünecek
İnce burun merakı
‘Burnum çok geniş’ diye dertleniyorsanız, burnunuzun uzunluğu boyunca açık tonda makyaj altı bazı sürmelisiniz Ardından kendi ten renginizden daha koyu tonda bir kapatıcıyı burnunuzun her iki yanına uygulayın Bu gölgeleme işlemleri sayesinde burnunuzun olduğundan daha ince göründüğünü fark edeceksiniz Bu işlem için Chanel’in Base Lumiere, Base Eclat du Teint’i kullanabilirsiniz
Güzelliğin 8 Düşmanı
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Bayanlar Bölümü
Güzelliğinizin düşmanlarını tanıyın ve güzelliğinizi gölgelemekten kaçının. Bu düşmanları açıklıyor ve etkili çözüm önerilerini sunuyoruz.
Neden yapılmamalı:
Birçok uzman ve doktor tırnak etlerini koparmanın şeytan tırnaklarına ve o bölgede enfeksiyonlara neden olduğunu savunuyor.
Öneri:
Tırnak etlerinizi nemlendirerek yumuşak tutmaya özen gösterin. Böylece onları koparmaya gerek duymayacaksınız. Düzenli olarak nemlendirici ve tırnak eti yağları ile tırnak diplerinize masaj yapın. Banyo yaptıktan sonra yumuşayan tırnak etlerinizi özel spatula yardımıyla geriye doğru itin. Tırnak etlerinizin bakımı için sunduğumuz önerilerin dışında hâlâ bu alışkanlığınızdan vazgeçmiyorsanız tırnak eti yemeye karşı geliştirilen özel solüsyonlu cilaları mutlaka deneyin.
MAKYAJI VE YÜZÜ TEMİZLEMEDEN UYUMAK
Neden yapılmamalı:
Özellikle maskaranızı ve göz makyajınızı silmeden uyumanız uyandığınızda gözlerinizin şişmesine neden olacağı gibi gözlerinizin enfeksiyon kapmasına da yol açabilir. Uyku sırasında cildin daha fazla nefes aldığı göz önünde bulundurulursa fondöteninizi göz altı kapatıcınızı ve allığınızı silmemeniz cildinizin nefes almasını engeller. Tıkanan gözenekler yüzünüzde aknelere ve cildinizde matlığa sebep olur. Makyaj yapmamış olsanız bile cildinizin gün içinde yağlandığını gözeneklerinizin kir dolduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız. Makyaj yapsanız da yapmasanız da yatmadan önce yüzünüzü temizlememeniz cildinizde büyük sorunlara sebep olacaktır.
Öneri:
Acil durumlar için başucunuzda pratik yüz temizleme mendillerinden bulundurun. Sebebiniz ne olursa olsun (ister yorgunluk ister sarhoşluk) kısa sürede yüzünüzü temizleyebileceksiniz.
SAÇ RENGİYLE OYNAMAK
Neden yapılmamalı:
Saçlarda yapılan renk değişiklikleri bazen sizi güzelleştirebilir ama çok sık tekrarlarsanız saçlarınız yıpranır ve kendinizi sevmediğiniz imajını doğurur. Rachel McAdams gibi birçok ünlü bunu sıkça tekrarlıyor ancak onların bunu canlandırdıkları karakterler veya kırmızı halıda dikkat çekmek için yaptıklarını unutmamalısınız. Zaten onlar da bu değişimlerin verdiği zararlardan korunmak için birçok özel bakımdan faydalanıyor. Sizin bu hataya düşmeniz saçlarınızın bakımsız ve çirkin görünmesine neden olabilir.
Öneri:
Saçlarınızdan sıkıldınız mı o zaman radikal değişiklikler yerine yeni makyaj teknikleriyle görüntünüzde farklı bir hava yaratabilirsiniz. Hem sonucu beğenmezseniz makyajınızı silmeniz yeterli olacaktır. Saçlarınızın rengini değiştirmek için kararlıysanız mutlaka uzmanlara başvurun ve en uygun tonları beraber belirleyin.
Çekici sarışın olabilmek için… Saç rengini açtırmak uygulamadaki ürünlerin saçı yıpratması ve kurutması açısından risklidir. Altı haftada bir saçınızın rengini bir veya iki ton açtırmak risk taşımaz. Ama ana renginizden uzak tonlarda saçlarınızı açtırmayı düşünüyorsanız tek uygulamada istediğiniz sarı tonlarına ulaşmak için umutlanmayın. Bakımlarınızı ihmal etmeden ayda bir uygulamayla hayal ettiğiniz sarı saçlara sahip olabilirsiniz.
Saçınızı koyulturken minimum yıpratın… Saçınızda koyu tonları denemek doğal pigmentleri bozmadığı sürece saçınıza zarar vermez. İstediğiniz tonun oturması için normal boyaları dört haftada bir bitkisel boyaları da üç haftada bir uygulayabilirsiniz.
Saçlardaki renk değişimleri özel bakım ister… Saçlarınızı boyamadan önce yıpranmalarını önlemek için mutlaka derinlemesine bakım sağlayan saç ürünlerini kullanın. Ayrıca iki haftada bir yapacağınız saç maskeleriyle saçlarınızın doğal ve sağlıklı görüntülerine yeniden kavuşmalarını sağlayabilirsiniz. Saçlarınıza renk katarken sağlığını bozmayın.
BRONZLAŞMAK UĞRUNA KAVRULMAYIN
Neden yapılmamalı:
Güneşin yaydığı Ultraviyole A ışınları (güneşin zararlı ışınları) ciltte erken yaşlanmaya neden olur. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalıklara yenik düşer. Cilt güneş ışınlarına tepkisini cilde rengini veren melanin üreterek yani bronzlasarak verir. Ancak bronzluğun yanığa dönüşmesi ciltte su toplamalarına lekelere var olan benlerin zarar görmesine veya yeni benlerin oluşmasına ciltte yaralar açılmasına ve tüm bunlardan kaynaklanan cilt kanserine neden olabilir.
Öneri: Bronzluğu seviyorsanız zararlı ışınlara maruz kalmadan kozmetiğin bronz güzellik için yarattığı mucizelerden yani otobronzanlardan faydalanabilirsiniz. Fakat otobronzan kullanırken nemlendiricilerin aksine uygulama öncesi cildinizin kuru olmasına dikkat edin. Aksi takdirde istenmeyen lekeler ve renk dalgalanmalarıyla karşılaşabilirsiniz. Renginiz 24 saat içinde oturur. Daha fazla bronzlaşmak isterseniz uygulamayı istediğiniz rengi elde edene kadar her gün tekrarlayın. Yazın kendini hissettirdiği bu günlerde ısrarla güneş altında bronzlaşmak isteyenlerdenseniz koruyucu faktörlü güneş kremleriyle sağlıklı bir bronzluk elde edin.
YÜKSEK ISIYLA SAÇLARI KURUTMAK
Neden yapılmamalı: Saç kurutma makinesiyle maşayla veya saç düzleştiricileriyle (ya da saça şekil veren herhangi bir aparatla) saçları yüksek ısıda şekillendirmek saçın yanmasıyla beraber uçlarının kırılmasına kurumasına sönmesine ve matlaşmasına sebep olabilir.
Öneri:
Fön makinenizi saçlarınıza çok yakın tutmamak koşuluyla saçlarınızı orta ısıda kurutun. Saçlarınızı düzleştirmek istiyorsanız saç tutamlarınızın üzerinden makineyle defalarca geçerek onları yıpratmamaya dalgalar yaratmak istiyorsanız maşayı saçınızda beş dakikadan uzun tutmamaya özen gösterin. Saçlarınızı sadece haftada iki kez fön makinesiyle kurutmaya dikkat edin. Jöle veya köpük kullandığınız zaman saçlarınızın esnekliğini kaybetmemesi için nemlendirici etkili şampuan kullanın. Ayrıca kuruyan saçlarınız için nemlendirici maskelerden faydalanmanızda yarar var.
GEREĞİNDEN FAZLA BEYAZ DİŞLER
Neden yapılmamalı:
Uzmanlara göre dişlerinizi bakım ürünleri veya özel işlemlerle ne kadar beyazlatırsanız beyazlatın parlaklığın dışında yapay bir beyazlıktaki dişler görüntünüzü bozar. Dişlerinizin rengi gözlerinizin beyazından ve kendi dişlerinizden daha üst tonlarda beyazlarsa gülümsemeniz parlasa bile doğallığınızı kaybedersiniz. Dişin beyazlamasını sağlayan hidrojen peroksit gereğinden fazla ve sık kullanıldığında dişin minesine zarar verip dişlerinizi hassaslaştırıp yıpratabilir.
Öneri:
Dişlerinizi beyazlatmak için bir profesyonelin yardımına danışacaksanız size uygun bulduğu tonların dışında ısrar etmeyin. Şayet evinizde beyazlaştırıcı ürünler yardımı ile bu işlemi uygulamayı düşünüyorsanız ürünün prospektüsünde yer alan tonlamaları ve önerileri dikkate alarak işlemi gerçekleştirin. Kesinlikle altı ay geçene kadar işlemi tekrarlamayın.
MAKYAJ MALZEMELERİNİN DENEME ÜRÜNLERİNİ KULLANMAK
Neden yapılmamalı:
Makyaj malzemesi standlarında tanıtım amaçlı yer alan deneme ürünleri uçuk bakteri ve mikrop kapmanıza sebep olabilir. Bu ürünlerin tanımadığınız birçok insan tarafından denenmesi rahatsız edici bir durum.
Öneri:
Kozmetik alışverişlerinizi yaptığınız mağazaların hijyenik olduğundan emin olmalısınız. Denemeniz için sunulan ürünlerin temizliğinden silmeniz için size sunulan ürünlere kadar her şeyin dezenfekte edildiğine ve risk oluşturmayacaklarına dikkat etmelisiniz. Sizden önce başkalarının denemiş olabileceği ve mikrop taşıyabilecek ürünleri denemeyi düşünmemelisiniz. Satın almadan önce üründen emin olmak isterseniz bu konuda eğitimli ve yetkin danışmanlardan yardım almanızda fayda var. Bütün uyarıların ışığında alışverişinizi tamamladıktan sonra mutlaka ellerinizi temizlemeyi unutmayın.
SİVİLCELERİ SIKMAK
Neden yapılmamalı:
Sivilcenizin çıktığını fark ettiniz ve ondan kurtulmak istiyorsunuz. Kesinlikle ellerinizi ondan uzak tutmayı öğrenmelisiniz. Kendinize engel olamıyorsanız normal şartlarda iki veya üç günde iyileşen bir sivilcenin sıktığınız zaman bir hafta veya daha fazla zamanda iyileştiğini üstüne üstlük sıkma işlemi sırasında bakteri kaparak yüzünüzde enfeksiyona sebep olabileceğini unutmayın.
Öneri:
Sabrınızı yitirmeden iki üç gün boyunca sivilcenize benzol peroksit veya salisik asit içeren ilaçlardan uygularsanız kuruduğunu ve iyileştiğini fark edeceksiniz. Sivilcenizden acil kurtulmanız gerekiyorsa mikrop kapmaması için kızarıklık alıcı bir göz damlasını pamuğa damlatın ve çok hafif bastırarak aknenin içini boşaltın. Ardından bölgeyi kapatıcı yardımıyla kamufle edin. Daha geniş kapsamlı önlemler için mutlaka bir uzmana başvurun.
Mirkelam- Kargo Rakın Rol Disko Parti Albümü
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Karışık Bölüm
Güçlerini birleştiren Mirkelam & Kargo çok özel bir albüme imza attı. “RAKIN ROL DİSKO PARTİ” ile Mirkelam & Kargo Sony Music etiketiyle müzik marketlerdeki yerini aldı. Yaz aylarının başında Mirkelam & Kargo’nun birlikte albüm yapacağı haberi müzik dünyasına bomba gibi düşmüştü… Aylardır herkes bu birliktelikten nasıl bir proje çıkacağı merakı içindeyken Mirkelam & Kargo albüm çalışmalarını tamamladı ve “RRDP” ile müzikseverlerin karşısına çıktı…
Özel bir projeye imza atan Mirkelam & Kargo “Bu çalışma bizim için çok farklı bir deneyim oldu. Sonuçta albümü dinlediğinizde ne tamamen Mirkelam ne de tamamen Kargo’yu göreceksiniz iki farklı karakter daha önce Kurtalan Expres – Barış Manço ve Moğollar – Cem Karaca’da olduğu gibi kendi güçlerini birleştirip bambaşka bir proje çıkardı ortaya. Biz bu birliktelikten çok keyif aldık ve müzikal anlamda da birbirimize çok şey kattık; dinleyicilerin de bizimle aynı fikri paylaşacaklarına inanıyoruz” dedi.
Yıllar önce Kargo Grubuyla yolları ayrılan Mehmet Şenol Şişli (MŞŞ)’nin tekrar gruba katılması ile çalışmalarına başlayan Kargo’nun stüdyo aşamasında yaptıkları bir şarkının Mirkelam’ın sesinden çok güzel olacağını düşünmeleri ile başlayan bu süreç Mirkelam’la bir araya geldikten sonra ortak albüm projesine dönüştü.
Prodüktörlüğünü dünyaca ünlü INXS grubunun da prodüktörü Mark Opitz’in yaptığı RRDP albümünde yer alan 8 parçanın sözleri Mirkelam imzası taşırken müzikler Mirkelam & Kargo’ya ait…
2010′un ilk proje albümü “RRDP” albümü ile Mirkelam& Kargo müzikseverler için de bir sürpriz hazırladılar. “RRDP” albümü Mirkelam & Kargo şarkılarından oluşan audio cd ve karaoke dvd’den oluşan 2cd’lik bir albüm olarak müzikseverlerin karşısına çıktı.
Organlar ve Kendilerini Yenileme Süreleri
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Sağlık Bölümü
Bilim adamları vücuttaki organların yaşlanma sürecini aydınlattı. Göz ve beyin dışında kalan tüm organlar kendini yenileyebiliyor ve böylece vücudumuz hayat boyu 10 yaşın altında kalmayı başarabiliyor.
İngiltere’de yayınlanan Daily Mail gazetesinin haberine göre bu durumun nedeni hücrelerin yenilenmesi yani eski hücrelerin yerini yeni hücrelerin alması olarak açıklanıyor. Ancak bu ‘kalıcı gençlik’ durumundan nasibini alamayan şanssız organlar da yok değil. Beyin gözler ve sinir sistemi kendini yenileyemiyor. Beyinde; koku alma ve öğrenme merkezleri haricindeki diğer hücreler tıpkı tam anlamıyla oluşumunu tamamladıktan sonra yenilenemeyen sinir sistemi ve kornea haricinde yenilenemeyen gözler gibi yaşlanmaya karşı direnemiyor.
KALP 20 YIL: Yıllarca kalbi oluşturan hücrelerin doğduktan sonra değişmediği sanıldı. Ancak New York Üniversitesi’nden Dr. Piero Anversa tersini ispatlamayı başardı. Kalbin kendini yenilediğini belirten Anversa bunun en az 20 yıl aldığını kaydetti.
SAÇLAR 3-6 YIL: Yaklaşık 100 bin adet olan saçların her bir teli ayda 1.25 santimetre uzuyor. Dolayısıyla saçların kaç yaşında olduğu da saçın uzunluğuna göre değişiyor.
MİDE DUVARI 3-5 GÜN: Midedeki asit karşısında hücrelerin dirençli olmadığını belirten İsveç-Karolinska Enstitüsü’nden Jonas Frisen hücrelerin 3 ila 5 gün arasında yenilendiğini vurguladı. Ancak nikotin hücrelerin yenilenmesini ağırlaştırıyor.
BAĞIRSAK 2-5 GÜN: Midede olduğu gibi bağırsaklarda da hücrelerin zor şartlar altında olduğunu söyleyen İsveçli Dr. Frisen bu hücrelerin hızla yenilendiklerini ve bu sürenin 2 ila 5 gün arasında değiştiğini ifade etti.
İSKELET SİSTEMİ 10 YIL: İskelet de vücudun sürekli kendini yenileyen bölümlerinden biri. Kemiklerin 10 yılda bir tam anlamıyla kendini yenilediği tahmin ediliyor.
DİL 10 GÜN: Tat moleküllerini sinirler yoluyla beyne ileten dilde bulunan 10 bin tomurcuğun her birinde 50 hücre bulunuyor ve bu hücreler her 10 günde bir kendini yeniliyor.
KARACİĞER 6 AY: Yağ protein şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolayan karaciğer vücudun en güçlü organlarından biri. İngiltere Karaciğer Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre karaciğerin kendini yenileme süresi 6 ay.
AKCİĞER 1 YIL: Akciğerde hücreler farklı periyotlarda yenileniyor. Bu da havanın temizliğine sigara içilip içilmemesine göre değişiyor. Yenilenme süresi ise altı ayla bir yıl arasında…
GÖZLER: Gözler kornea tabakası haricinde kendini yenileme özelliğine sahip değil. Zaman geçip yaş ilerledikçe gözleriniz de sizinle birlikte yaşlanıyor. Aynı şekilde beyin hücreleri de kendini yenileyemiyor ve yaşlanıyor.
Rh Uyuşmazlığı
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Sağlık Bölümü
Doğum sırasında bebeğinizin kanının bir kısmı sizin kan dolaşımınıza karışabilir. Sizin kanınız ile bebeğinizin kanı arasında uyuşmazlık yoksa sorun yoktur. Ancak uyuşmazlık varsa daha sonraki hamileliklerde tehlike oluşturabilecek antikorİar geliştirebilirsiniz.
Kan grupları bir kişinin kan hücrelerinin yüzeyinde bazı protein moleküllerinin bulunup bulunmamasıyla belirlenir. Rh faktörü bu kan gruplarından biridir. Beyazların yüzde ¤¤¤¤en beşinde Rh pozitiftir; bunun anlamı kan hücrelerinde Rh bileşeninin bulunmasıdır. Siyahlar arasında yüzde biraz daha yüksektir ve hemen hemen tüm Amerika Yerlilerinin ve Doğuluların Rh si pozitiftir.
Beyazların yüzde 15inde ve siyahların yüzde 7sinde Rh negatiftir. Rh niz negatifse bebeğinizin babası Rh pozitif olmadıkça sorun yoktur. Bebek babanın Rh-pozitif kanını alırsa bebeğin kanı sizin kanınızla uyuşmaz.
Çoğu durumda ilk çocuk Rh pozitif bile olsa risk altında değildir çünkü sizin Rh-negatif kanınız daha önce Rh-pozitif kanla karşılaşmamıştır. Dolayısıyla duyarlılık oluşmamıştır yani vücudunuz henüz cenine saldıracak antikorlar geliştirmeye başlamamıştır. Ancak tekrar hamile kalırsanız ve cenin Rh pozitifse bu antikorlar plasentadan geçebilir ve gelişmekte olan bebeğinize zarar verebilirler. Risk Rh-uyumsuzluğu olan her hamilelikle birlikte artar.
Gelişmiş tarama teknikleri Rh negatif bir kadının antikorlar geliştirmesini önleyen bir serumun kullanımı ve etkilenen çocuklara yönelik daha etkili tedaviler nedeniyle Rh uyuşmazlığı eskiden olduğu gibi bir sorun değildir artık.
Hamileyseniz doktorunuz Rh negatif mi Rh-pozitif mi olduğunuzu belirlemek için bir kan testi yapar. Negatifseniz bebeğinizin babası da test edilir (onun Rh ını bilmiyorsanız).
Babanın kanı Rh-pozitifse antikorların gelişimini kontrol etmek için hamilelik boyunca düzenli kant testleri istenir. Bunun ilk hamilelikte ortaya çıkması pek olası değilse de hiç görülmemiş de değildir. Bir kürtaj yaptırdıysanız ya da düşük yaptıysanız ceninin kan hücrelerinin bir kısmının vücudunuza girmiş ve antikorların gelişimini başlatmış olması mümkündür. Ayrıca her zaman hamilelik sırasında cenin kanının sızma olasılığı vardır.
Doktorlar artık tüm hamile Rh negatif hastalarına erken bir cenin kanı sızıntısına karşı duyarlılığı önlemek için gebeliğin 28. haftasında bir Rho bağışıklık globulini uygulamaktadırlar. Bu serum vücudunuz kuvvetlerini harekete geçirmeden önce dolaşımınıza giren cenin alyuvarlarını yok eder.
Doğurduğunuz bebek Rh negatifse sonunda bu önlemin gereksiz olduğunu anlayabilirsiniz. Ama serumun kendisi riskli olmadığı için ve o olmadığında bebeğinizin görebileceği zarar olasılığı nedeniyle seçim açık görünmektedir.
Rh-pozitif bir bebek doğurduğunuzda doğumdan sonra 72 saat içinde size başka bir Rho bağışıklık globulini dozu verilir. Bu sonraki bir hamileliğe hassaslaşmadan girmenize olanak sağlar.
Hassaslaştıysanız ve bebeğiniz etkilendiyse erken doğum gerekli olabilir. Bazı bebekler bu kan uyuşmazlığının sonucu olarak ciddi kansızlık nedeniyle rahimde ölmektedirler. Bebeğe henüz rahimdeyken bir kan nakli uygulanabilir. Bu bebeğin akciğerleri erken bir doğuma dayanabileceği kadar gelişmiş olduğu zaman yapılır.
Doğumdan sonra Rh sorunu olan bir bebekte ağır bir anemi ve sarılık görülür. Kan değişimini hedef alan nakiller gerekli olabilir. Bu bebeğin anemili Rh-pozitif kanının yavaş yavaş alınmasını ve yerine Rh-negatif kan konulmasını içerir. Bu bebeklerin görüntüsü yıllar geçtikçe belirgin bir şekilde düzelir
Organların Aktif Olduğu Zamanlar ve Önemi
28 Şubat 2010 Yazan UguR
Kategori Sağlık Bölümü
Organların Aktif Vakti ve Önemi
Bedenimizdeki her organın 24 saat içinde aktif çalışma ve kendilerini yenileme vakitleri vardır
Bu vakitlerde o organları rahat bırakmazsak , işlerini yapamazlar Mesela ; gece vakitleri organların aktif saatinden uyumak, yemek yemek , televizyon seyretmek gibi karaciğer ve safra kesesinin düzgün çalışmamasına sebeptir
Bugün bütün insanlarda görüldüğü gibi
Organlar ve Aktif Saatleri ;
Akciğer 03-05
Kalın Bağırsak 05-07
Mide 07-09
Dalak-Pankreas 09-11
Kalp 11-13
İnce Bağırsak 13-15
Mesane 15-17
Böbrek 17-19
Perikard (Kalp Kası) 19-21
Bedenin Isıtılması 21-23
Safra Kesesi 23-01
Karaciğer 01-03



